31 Temmuz 2011 Pazar

DEXTER

  Evet malumunuz yazın Ankara'da olmanın verdiği bir sıkıntı var üstümde. Diziler de sağolsun bu sıkıntımı bi nebze olsun unutturuyor.


  Shameless, life unexpected, game of thrones(bana göre çok iyi dizi), simdi de dexter..

  Dexter ne şeker bir insan öyle ya, tam bir deli canım benim, aman da aman.. Oysa ki resmen adam soğukkanlı, içinde insanlık taşımayan, katil ruhlu psikopatın teki. Aaaaa ama çok sempatik! Ee sempatiklik neresinde peki bunun ???? İnanın daha bir fikrim yok bununla ilgili daha fazla ilerleyemedim internetim sağolsun ama bulunca yazıcam. İngilizce dersinde de bahsetmiştik biz bundan "manipulation" başlığı altında. Tam türkçesi de manipülasyon ne kadar türkçe değil mi siz bile şaşırdınız ititraf edin! Neyse hakaten acaba bi seri katili bu kadar şirin göstermek iyi bişi mi? Aman banane sanki büyüyünce seri katil olucam alt tarafı (veya üst tarafi farketmez) sudaki bok püsürük ne varsa temizleyen bir mühendis olucam ben(çevre mühendisi). Güldüğünüzü duyar gibiyim ama mesleğimi küçümsemeyin kirli donunuzu yıkıycak temiz suyunuz kalmadığında anlarsınız değerimi hehe (muhtemelen o günler de gelicek!).

  Neyse öyle bişiler işte aç kalmayın, açıkta kalmayın gençler, kendinize de iyi bakın..

29 Temmuz 2011 Cuma

Yaz okulu nasıl ya?

Ah başımın belası fizik beni Ankara'ya bağlayan tek şeysin bu yaz! Barcelona'da fink atmak varken seni seçtim pikaçu kıymetini bil!

Biraz bahsediyim o halde yaz okulundan.. Sandığımdan daha da sıkıcı bi ortam herkesin dersi bu kadar zıt saatlerde olabilir. Geçen bölümdekilerle oturduk, kimimiz dersinden kimimiz sınava çalışmaktan ödün verdi (dert değil gerçekten:)) bunu yapabilmek için.

Malumunuz fizik görüyorum senede 365 gün hiç şaşmaz ders koordinatöründen ders alıyorum(oo yeah!). Evet evet doğru bildiniz sapık gibi aynı mesajdan 3-4 tane atan, mail kutunuzu sınav yerleri mesajlarıyla doldurup taşıran, sevgili, tombik, nağmı değer sayın Özbakan kendisi.

Özbakan kendisinin de dediği gibi onu en iyi göbeği tanımlar bi de bana kalırsa o pantolon askıları. Şirin ve isyankar bi insan kendisi, kurulu düzenlere alerjisi var adamın, sürekli bişilerden hoşnutsuz. Hangimiz değiliz ki?

Özbakan bi keresinde şöyle bişi demişti resmen takdir ettim adamı.. " Sizce ben üşenmeden neden her sene yaz okulunda ders veriyorum? Hadi siz neyse dersten kaldınız acınız büyük benim ne derdim var peki bu sıcakta burdayım biliyor musunuz çocuklar?".. "Basit kilo vermek için!".. Eeee bu devirde herkesin bi çıkarı olmalı tabi..

Özbakan bi de şöyle bişi iddia eder "Hep dersanelerin suçlu!" bi bakıma haklıdır aslında. Bizim yerçekimini 9.8 değilde 10 aldığımız için bu hallerde olduğumuzu söyler hep. Küçük şeyler her zaman büyük olaylara gebe inancı var adamda.

Özbakan yazdırır.. Hem de sonuna kadar deli gibi.. Elin ağrır ama yine de yazarsın her "notice" da aynı şeyleri yazarsın, yazarsın, yazarsın..

-Eeee daha daha nasıl gidiyor hayat Pınar??..

-Nasıl olsun ya iş, güç enerji..