29 Temmuz 2011 Cuma

Yaz okulu nasıl ya?

Ah başımın belası fizik beni Ankara'ya bağlayan tek şeysin bu yaz! Barcelona'da fink atmak varken seni seçtim pikaçu kıymetini bil!

Biraz bahsediyim o halde yaz okulundan.. Sandığımdan daha da sıkıcı bi ortam herkesin dersi bu kadar zıt saatlerde olabilir. Geçen bölümdekilerle oturduk, kimimiz dersinden kimimiz sınava çalışmaktan ödün verdi (dert değil gerçekten:)) bunu yapabilmek için.

Malumunuz fizik görüyorum senede 365 gün hiç şaşmaz ders koordinatöründen ders alıyorum(oo yeah!). Evet evet doğru bildiniz sapık gibi aynı mesajdan 3-4 tane atan, mail kutunuzu sınav yerleri mesajlarıyla doldurup taşıran, sevgili, tombik, nağmı değer sayın Özbakan kendisi.

Özbakan kendisinin de dediği gibi onu en iyi göbeği tanımlar bi de bana kalırsa o pantolon askıları. Şirin ve isyankar bi insan kendisi, kurulu düzenlere alerjisi var adamın, sürekli bişilerden hoşnutsuz. Hangimiz değiliz ki?

Özbakan bi keresinde şöyle bişi demişti resmen takdir ettim adamı.. " Sizce ben üşenmeden neden her sene yaz okulunda ders veriyorum? Hadi siz neyse dersten kaldınız acınız büyük benim ne derdim var peki bu sıcakta burdayım biliyor musunuz çocuklar?".. "Basit kilo vermek için!".. Eeee bu devirde herkesin bi çıkarı olmalı tabi..

Özbakan bi de şöyle bişi iddia eder "Hep dersanelerin suçlu!" bi bakıma haklıdır aslında. Bizim yerçekimini 9.8 değilde 10 aldığımız için bu hallerde olduğumuzu söyler hep. Küçük şeyler her zaman büyük olaylara gebe inancı var adamda.

Özbakan yazdırır.. Hem de sonuna kadar deli gibi.. Elin ağrır ama yine de yazarsın her "notice" da aynı şeyleri yazarsın, yazarsın, yazarsın..

-Eeee daha daha nasıl gidiyor hayat Pınar??..

-Nasıl olsun ya iş, güç enerji..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder