17 Aralık 2012 Pazartesi

yeni yıl istekler listesi vol.2

Eveeeeet bloğumla 2. senemizi dolduruyoruz uhuhuhu çok duygusal daha önce de beklenti, istek (ne derseniz işte) listemi burda dile getirmiştim bu sene biraz erken yazıcam çünkü yılbaşında uğraşamam istanbulda aile saadeti yaşıycam biraz da. Here goes nothing..

  • Listemin vazgeçilmezi olan bi istek bu "seneye görüşürüz" esprisi yapanlar anında oracıkta ölsün nesilleri tükensin net. 
  • Biri artık bizim gruptakilerin bahtını açsın ya valla parası neyse vericem söz. (Ama halimizden memnunuz orası ayrı)
  • Odtü her hafta sınav yapmasın arada bi nefes alsın insancıklar yazık!
  • Greysdeki gerekli tatlış karakterler ölmesin artık!
  • Dünya kadar vaktim olsun da aklımdaki animeleri bi izliyim.
  • Şu barbie li perdelerden kurtulayım hatta bütün dünya kurtulsun hepsi imha edilsin inş. belki yeni yıl hediyem perde olur lan:D
  • Şarap cenneti şirince insan fazlalığından çöküp sular altında kalmasın:(:(
  • The voice u Cassadee kazanmasın azcık da kardeş kazansın! Terry kazansın nolurmuştu yani.
  • Gereksiz insanlara değer vermeyi onları takmayı kesiyim nolur.
  • Telefonumu bi sene daha kaybetmemenin gururunu yaşıyorum darısı 2013 ün başına.
  • Muhteşem filmler gelsin 2013 te.
  • Çerkes olmaya çok yaklaştım 2013 te başarıcam inanıyorum:)
  • H&M i evlatlık edinmek istiyorum bi de 
evet sanırım bu kadar..
Çok alakasız istekle de ilgisi yok ama Hobbit ne muhteşem filmdi öyle abiiii!
Hadi kimse kendini kandırmasın 2013 e girebilicez 21 aralıkta bişi olcağını cidden düşünen yok dimi?! Ben kendimi garantiye aldım isteklerimi belirttim ona göre 2013 e girilecek!

çok eğlenceli video bu saçma sapan yazıyı okuduysanız hakettiniz demektir iyi seyirler diler teşekkür ederim=)

13 Ekim 2012 Cumartesi

Evim hakkında bilinmesi gereken bi kaç şey var

Herkese selam. Malum ev çıktım simdi evin en sevdiğim yanını ve en nefret ettiğim yanını paylaşmak istiyorum..

En sevdiğim yanı tabi ki de kahvaltılarımız mutfakta harikalar yaratan iki tane ev arkadaşı hayat kurtarır gençler. Ben çok yetenekli olmadığım için yemek konusunda hayatta en sevdiğim iki insan onlar oluverıyor karnım acıktığı zaman:D



En sevmediğim yanını aslında göstermek çok istemiyordum ama bundan kaçamıycam sanırım o yüzden ya şimdi dalga geçin ya da sonsuza kadar susun! Çok ciddiyim lan! yoklukta gideri var tamam mı en kısa zamanda değiştiricem kendisini param olduğu zaman komik ama dalaga geçmeyi abartmıycaksınız tamam mı uhuhuhuhuhu!!!!!

Evet onlar bir adet barbie li perde tamam mı!!! küçükken kafalarını koparır bi kutunun içinde toplardım şimdi hortladılar ve odamı işgal ettiler!! Gün gelir devran döner demişlerdi. İntikamları çok acı oldu uhuhuhu!! sabah kalkıp ilk onların o sahte gülüşlerini görmek çok korkunç uhuhu çok dertliyim bu konuda:D

neyse bu kadar işte barbie li perdelerin olduğu bi dünyaya çocuk getirmek istemiyorum! Hadi görüşürüz!




10 Ekim 2012 Çarşamba

çok saçmaladım okumayın!

Uzunca bir süreden sonra ilk defa canım yine burda saçmalamak istedi ee başlayayım öyleyse..

Kürkçü dükkanına geri döndüm hiç gitmemişim gibi oldu diyebilirim hatta. Her şeyi çok özlemiştim ama şimdi özlemim dindi rahatım. Geldikten sonra ne yaptın ilk diye sorulduğunu hissediyorum en azından ben bu soruyu cevaplamak istiyorum tamam mı benim bloğum beğenmeyen dağılsın. Bu gereksiz atardan sonra cevap veriyorum hepinizin tahmin ettiği üzere dedikodulara yetiştim 6 ayda neler olmuş neler? Tabi ki bunları anlatmıycam size burası dedikodu yapmak için uygun bi yer değil ayrıca ayıp lan! Ha bi de RHCP konserine gittim ben böyle. Çok saçma bi konser günüydü dünyanın ulaşımı en zor yerindeydi sanırım konser. Zaten çok tatmin edici bir yanı yoktu konserin içemiyosun sapıtamıyorsun zaten sapıtıcak yer yok 10 bin kişilik yere 35 bin bilet satarsan olacağı bu sonra neden konser durgun? durmaktan başka şansı yok ki zaten adamların yani oynasa garanti parmağı birinin gözüne giricek! neyse size kısaca konserden olaylı dönüşümüzü anlatmak istiyorum. Konser alanından 1.5 saatte çıkışımızı işin içine katmıycam çünkü sıkıcı bi hikaye tren oluşturup kaplumbağa hızıyla ilerledik neyse konser alanından çıktık abi bi tane adam var servisler bu taraftan diyor o tarafa bakıyorsun 3 tane servis önünde 1 milyon insan. Evet çok zekisiniz tabi ki servisle gidemedik ne mi yaptık en ilkel taşıt olan ayaklarımızı kullandık rahat bi ileri bi geri 6-7 hatta 10 km bile olabilir yürüdük sonunda bi dolmuş bulduk (istanbul için minibüs oluyor sanırım) metrobüse gidiyormuş biz de metrobüse geldik. biraz rahatladık en azından bi dönüş yolu bulduğumuz için ama gelin görün ki herkes aynı yolu bulmuş metrobüsler dolu dolu hiç kapılarını açamadan ilerliyorlar böyle. En sonunda önümüzden geçen 5. veya 6. metrobüs olması lazım nispeten boştu. tabi ki hemen bindi herkes ama nefes alıcak yer yok. bi akıllı arkadaş şu yolcuların tutunması için konulan direklere tırmanmıştı o kadar yani herkes birbirinin kucağında gidiyor ama  afedersiniz kimsenin sikliycek hali yok. neyse mecidiye köy müydü öyle bi yerde indik ordaki taksiciler lütfedip aldılar allahtan peygemberden taksime ulaştığımızda 3 tü sanırım. Velhasıl siz siz olun eyüp santralistanbulda konser olursa çok mühim biri olmadığı sürece uğraşmayın. yeni öğrendiğim terimleri burda kullanmak istiyordum aslında ama olmadı konu uygun değildi biraz hevesim kursağımda kaldı bu yüzden neyse..

kafanızı şişirdiğime göre defolup gidebilirim kendinize iyi bakın insanlar!

15 Mayıs 2012 Salı

..

Aslında her sey nettir hayatta siyah veya beyaz, gri yoktur. Net olmak guzeldir hayat icin belki ama cogu insan icin net ya cok acımasız ya da cok mukkemeldır. Ama net olan seylerin degismesi de an meselesidir ve mukkemelin tam bi yıkıma donusmesı bu da nettır yıne net olması hayat icin iyi insanlar için kotudur, hayal kırıklıgıdır. Neyse ki griye yaklasmanın yolu içkiden, beyni bulandırmadan gecer her sey bulanır hayatın netlikleri sadece senin aklında da olsa tum kesinliklerinden arınır bir kac saat icin bile olsa diger ihtimallerin varolusu rahatlatır, nefes aldırır, unutturur.

17 Nisan 2012 Salı

neler dönüyor?

  Evet bildiğiniz üzere ispanyalardayım ve artık rahatlıktan ölmek deyiminin ta kendisiyim (öyle bi deyim varsa tabi yoksa da ben yarattım var mı?).
  • buralarda paella,tapas ve tortilla ya yemek diyolar biz de olsa aperatiften öteye geçmez. Tamam tapas burda biraz çerez gibi ama geri kalanı yemek yani. tortilla böyle patatesli yumurtanın kalın omalet hali gibi bişi tapas da ekmek parçası üstüne domuz eti yani paella da deniz ürünlü pilav. hepsini denedim çok bi özellikleri olmamakla birlikte kesinlikle kötü değiller ama bi adana da değiller şimdi.
  • ben buralardayken tabiki odtü de işler devam ediyo hayatımda duydugum en garip isimli dersler görüyor şu an arkadaşlarım mesela fiziko o nasıl bi isim ya fiziğe bi de o eklersen nolur ben hayal bile edemiyorum ki aslında fizikonun fizikle alakası var mı onu bile bilmiyorum ama çok zeki olduğumdan fiziği çağrıştırdığını düşünebiliyorum. Sonra mikrobiyoloji tamam bunun adı garip değil ama bariz korkutucu. Microbiyoloji diyince böyle hemen küçük yaratıklar ve onların biziliyon tane sessiz harfin yan yana gelmesinden oluşan adları geliyor aklıma. Neyse ki daha kendileriyle tanışmama var.
  • eylülde istanbulda olucam bi kaç günlüğüne tarihler uyarsa ordakilerle görüşmek isterim.
     hadi eyvallah.