27 Ocak 2011 Perşembe

salamanca

           merhabalar arkadaşlar! gezi yazısı kavramının yandan yemişi olan yazılarıma devam edeceğim anladığınız üzere.. hadi başlayalım..


           Salamanca çok eski bi şehir resmen bi tarih. İspanyollar da bu tarihe gözleri gibi bakıyolar. Görseniz her yer tertemiz, binalar sapasağlam tarihi dokusu hiç bozulmamış. Adamlar tarihlerine değer veriyorlar!( biz olsak.. neyse)

           Bu tarihi önemseyen bi tek İspanyollar değil. UNESCO da 1988 yılında Dünya Miras Listesine katmış Salamanca şehrini!
             Salamanca nın çok güzel binalarından biri de hatta ikisi üçü de üniversite evet o binalar üniversite!Zaten şehrin nüfusunun nerdeyse yarısını üniversite öğrencileri oluşturuyor.

             

            şimdi şöyle bişi de var bu üniversitenin üstündeki kabartmalar var ya işte onu yapan insan oralara bi yerlere bir tane kurbağa saklamış bunu kitaptan okudum ve inanın tam iki saat boyunca aradık onu ve zafer bizimdi tabi bulduk yoksa gidip bi tane daha alcaktım o kitaptan orda söylüyordu.

           Burda pek belli değil ama sütunda üç tane kafa var, onlardan en soldakinin kafasının üstünde evet adam bunun için uğraşmış hakkatten ilginç! Sanat işte naparsın?..
           
            Bi de bir prensesin evini gezdik şu an kütüphane olarak kullanılıyor ayrıca deniz kabuklu ev diye de geçiyomuş.


             

26 Ocak 2011 Çarşamba

ispanya vol.2

  • Hola ! bu kelimeyi o kadar çok kullanıyorum ki artık benliğimden bir parça oldu adeta.. (tek kullandığım ispanyolca sözcük galiba" herkes der nolcak" havalarına girmeyin her yiğidin harcı değil tamam mı?!) Evet bu ispanyolca bilmeme olayı beni biraz geriyor anlaşıldığı üzere ama yavaş yavaş ilerleme kaydediyorum inanın.
  • Bugün Sol de gezerken (madrid in ana meydanı bizim kızılay falan gibi oluyor sanırsam) yolda ilerliyorum bi yandan vitrinlere bakıyorum falan bi de şarkı söylüyorum hafiften bi grup genç insan aa türk diye geldiler sardılar etrafımı. Bi mutlu oldum türkçe konuşunca anlatamam üniversite gençliği bazısı pariste okuyomuş bazısı odtü kalan da bilkentteymiş. Mutlu mesut muhabbet falan ettik. Bu kadar mıydı diyeceksiniz evet bu kadardı:)
  • Burda değişik sistemler var trafiğe akıl almaz derecede önem veriyor adamlar. Ada sistemi diye bir şey.Böyle her yer kavşak (ortasında hani böyle yuvarlak bişi olan kavşaklar var ya genelde çiçek falan ekiyolar güzel görünsün diye işte o kavşaklardan)nerdeyse hiç trafik lambası yok adamlar çok zekice bi iş yapmışlar kanımca takdir ettim yani hem enerjiden tasarruf resmen, çevre mühendisiyim evet böyle şeylere önem veriyorum:)
  • Buraya gelenler ingilizcesine güvenip gelmesin burgerda bile işe yaramıyor düşünün yani o derece. İspanyolca yaygın bi dil ya hani adamların umurunda değil ingilizce iyi bişi mi peki? orası tartışılabilir tabi. Şöyle bişi de var tabi madrid mesela avrupa nın en çok turist çeken mekanıymış ama adamlar ingilizce bilmiyor ve bunun için bi kanal açılmış sırf ingilizce öğretiliyor kanalda falan. Ama insanları sevecen ve samimi anlaşmakta güçlük çekmiyosun işaret diliyle anlaşılıyor tabi ispanyolcanın yetmediği yerde.
  • Salamanca diye bi şehir daha var. İnanılmaz güzel her yeri tarih ve gençler yoğunlukta İspanya nın öğrenci şehri olarak geçiyor bizdeki Eskişehir gibi. Burda her şehrin bi ana meydanı var buluşulması gerekiyorsa insanlar genelde bu meydanlarda buluşuyorlar. Salamanca nın meydanı da çok güzel, sıcak çikulatası da.

  • Görüntüler Salamanca meydanından!












  • Salamanca için daha büyük planlarım var yarın veya öbürsü gün daha detaylı olarak anlatıcam onu da. Aynı şey madrid içinde geçerli fotoğrafları bi yükleyeyim daha güzel ispanya yazıları sunacağım size.
  • Kendinize iyi bakın beybiler!

21 Ocak 2011 Cuma

İspanya vol.1

   Merhabalar Herkese!
   Sizlere Türkiye´den İspanya´ya gelirken karşılaştığım olayları anlatacağım hazırsanız başlayalım..

   Şimdi sabahın köründe uyandım bi araba gelip beni alacaktı. Babam MSB yurtları diye adres verince adam doğal olarak oran MSB lojmanlarının içindeki yıldız erkek yurduna doğru yol almış kız yurdu da orada zannetmiş. Ben adamı bekliyorum o da beni bekliyormuş meğer. Adam beni aradı ben de yanlış anlaşılmayı giderdim tandoğandayım bekliyorum dedim neyse bi on beş dakika sonra adam geldi ve beni aldı, havaalanına doğru harekete geçtik. Bir yandan çaktırmamaya çalışıyorum ama yetişemeyeceğiz diye de yusuf yusuftum açıkçası. Neyse ki yetiştik trafik yoktu.
   havaalanına girdim gayet rahat biletimi aldım, elimi koymuş gibi buldum gitmem gereken yerleri, prosedürleri tamamladım ve en sonunda beklemem gereken kapının önüne gittim, baktım daha neredeyse bir saat var kapının açılmasına ben de oradaki dükkanları falan gezdim vakit geçti.
   Uçağa bindim bagajım küçük olduğundan yanıma almıştım. Koltuğumu buldum üste koycaktım bagajı küçücük bişiyim kaldıramadım tam bi adam hemen yardımcı oldu sağolsun. Adama teşekkür etcektim, baktım bi tanıdık geldi, o korkunç yüzü asla unutamazdım=) Şu hanımın çiftliğinde oynayan bir adam Hakan Boyav geldi yanıma da oturdu bi güzel. "Siz oyuncusunuz değil mi?" diye sordum(yanımdayken adını bilmiyodum sadece anneannemlerde kaldığım sırada çok izlediği için ve adamın da çok korkunç bi tipi olduğu için siması aklımda kalmış adamla ilgili bişi bilmiyorum kısacası) o da "Evet" dedi . Öyle muhabbet ettik sinema tiyatro falan güzeldi adam görüntüsü gibi korkunç değildi. Ünlü biriyle tanıştıktan sonra ben İspanya´ya doğru gitmek üzere yolculuğuma devam ettim.(tanışmasaydım gidemezdim falan:p)
    Hayatımın en bitmez koridoruna girdim. Kim bilirdi iç hatlardan dış hatlara geçmenin bu kadar zor olduğunu.. Koridorda bi elimde bagaj, sırtımda çanta, diğer elimde sırt çantama sokmaya çalıştığım bilet ve pasaport.. Zor durumdayım anlayacağınız o sırada bi de telefonum çaldı Öökü arıyo durumum iki kat zorlaştı neye dikkatimi vereceğimi şaşırdım Öökü´ye cevap verirken bagajı kontrol edemiyorum, bagajı kontrol edicem diye Öökü´nün dediğini kaçırıyorum falan yani iki işi bir arada yapamadığımı çoğu insan bilir merak etmeyin bildiğinizden şaşmadınız insanlar. Neyse telefonu kapattık ve koridorun başarıyla sonuna geldim.
    Kapımı buldum rahatladım bekliyorum.( "210" no´lu kapı!. ). Yanıma italyan bi tip geldi (o 209 nolu kapıyı bekliyodu)oturdu. "Adım Fabio" dedi (o an anlamalıydım bi bokluk olduğunu). Neyse ben de adımı söyledim falan nasılsın nereye gidiyosun muhabbeti döndü. Sonra sustuk seni bir daha görmek istiyorum dedi. Ben de şaşırdım ne falan dedim. Bu iyice coştu seninle masal gibi bi aşk yaşayalım mı dedi hadi seninle masal yazalım dedi. Ben de höst dedim bunu gerçekten dedim ahaha=) Ama yani adamın adı Fabio yani ne bekleyebilirsin ki sapık işte safım tabi ben ingilizcem gelişcek düşüncesi var bende muhabbet ederken . Neyse bi daha görüşmemek dileğiyle falan dedim höstten sonra uzaklaştım adamdan. Tam o sırada da işte benim uçağın kapı numarasının değiştiği anons edildi ben de tüydüm o ortamdan.
    Sonra olaylar normalleşti gayet rahat geldim İspanya´ya. Bu arada uçak havadayken iyi güzel hızlı da karadayken tam bir kaplumbağa uyuz ediyor insanı!
    Hadi kendinize iyi bakın gençler ve genç kalanlar.. Napıyoruz Fabio görünce kaçıyoruz erkek olsanız bile kaçın çok ciddiyim!

              

15 Ocak 2011 Cumartesi

bişiler söyleyeceğim şimdi ben!

  • ''Son ayin'' diye bi film görürseniz hemen ordan uzaklaşın onu CD-ROM a sakın takmayın, sorgulamayın sadece uzaklaşın!
  • Babalar gününde babaya gömlek alınır bu böyledir yani kural gibi bir şey. Baba hediyesi diyince gömlektir yani hıhı evet.
  • hıhı evet'ler hayatımdaki Uğur Gürsoy esintileridir.
  • Büşra'nın vahşet sahnelerini izleme şekline hayranım kıçını ekrana dönüp Nagihan'a da bakma demesi ve aynı anda'' Ne oluyo Nagihan anlatsana!!!!!'' diye bağırışı ve Nagihan'ın sabırla Büşra'nın her dediğine uyma çabası gerçekten görülmeye değer.
  • Geç bulup çabuk kaybetmek gibi olaylar her zaman var şu hayatta nalet olsun.
  • Geçen maillerimi kontrol edeyim dedim babam bir şey yollamış şey yazıyo ''Bak kardeşin ne kadar büyüdü.''  Ben de merak ettim baya baktım açtım fotoyu, karşıdan yükledim öyle denir ya internette neyse meğer kardeşim takma bıyık takmış falan babamdaki espri anlayışı işte benden de fazla bir şey beklememek lazım ama şirin fotoydu itiraf etmek gerekirse.
  • Arda'nın yeni temasını beğendim baya başarılı bence.
  • ''İngilizce sınavı nasıl geçti?'' sorusuna bi türlü bi cevap bulamıyorum, anlamıyorum çünkü nasıl geçtiğini mal gibi kalıyorum bi cevap bulmak lazım bu tür sorulara felsefe sorusu gibi bi çeşit kısır döngü bu soru!
  • Cana da gelmesin mala da gelmesin arkadaş niye hep bi seçime zorlanıyoruz.
  • Şu içki yasakları da saçmalık 24 yaş mı??İçinizdeki öküzlere dur deyin lütfen sayın hökumet!
  • Şu odtü de hakkatten ''ilan-ı'' aşk yapan adamın iyi cesareti varmış herkes de ben de yani bu herkesin içindeyim seferber oldu facebookta paylaşan paylaşana ilanı=)
  • Yazım ve noktalamaya dikkat etmeye çalıştım bu sefer zor işmiş.
  • Klasik bi axel rudi pell şarkısıyla magic'le veda etmek isterim (radyo programı gibi oldu gerçi bi iki(üç dört de olabilir) hafta önce Hicri abinin programında dinlemiştim ordan geldi aklıma=))
  • Büşra'yla uğraşcam görüşürüz sonra kendinize iyi bakın!

12 Ocak 2011 Çarşamba

Fox

            
          Bu benim miniğim fox.. Kendisi aşırı şımarıktır tam bi şebek. Küçükken süt içemezdi zaten annesinden erken ayrılmış bi de köpeklerde binde bir görülen bi hastalığı vardı süt içince kusuyodu falan . En hastalıklısını seçer benim ailem hiç affetmez. Ama şimdi iyi sapasağlam eşek.
         İlk gelişini hatırlıyorum. binbir ısrar kıyamet sonucu göktuğ'yla annemi ikna ettik bi gün dersaneden eve döndüm kapıyı açtılar dünyanın en şirin şeyiyle karşı karşıya kaldım . Kucağıma aldım tirtir titriyordu çok korkmuştu üstünü örttüm evi gezdik beraber sonra uyuyakaldı. Ertesi sabah uyandık bıdık poposunu sallaya sallaya geziyo küçücük de bişi annem sürekli kuyruğuna basıyo falan .. Biz de safız süt veriyoruz içsin diye bi fena oldu bu kusuyo küçücük şeyden o kadar kusmuk nasıl çıktı anlamadım. tabi panik olduk annem başladı ''Al işte aldırdınız bana hayvanı bakamıycaz ölcek bu şimdi hep sizin yüzünüzden...'' diye klasik anne dırdırı işte. Neyse annemle aldık fox'u veterinere götürdük hayvan hissetti mi ne sokamadık bi türlü içeri nasıl direniyor en sonunda kucağıma aldım girdik içeri İlker abi hoşgeldiniz falan dedi derdimizi anlattık bi bakalım dedi ve fox 'u elimden almasıyla fox'un adamın üstüne işemesi bir oldu=) Annem hala söyleniyo ''hep bunlar yüzünden bakamadık biz bu hayvana..'' sanki yıllardır bakıyoruz hasta ettik hayvanı daha bi gün geçirdik yani!
         İlker abi işte açıkladı süt içemiyo az rastlanan doğuştan gelen bi hastalığı olduğunu söyledi ama süt içirmezsek bişi olmıycağını da ekledi. Annem ne dese beğenirsin '' hep sizin yüzünüzden hasta olanı seçtiniz '' İlker abi güldü tutamayıp kendini onu görünce ben de koptum. Nese fox'umuzu aldık evimize döndük.
         o günden sonra değişmeyen tek bişi vardı fox'un İlker abiye karşı olan tutumu, her zaman işedi onun üstüne istisnasız=)
         Bi gün lojmanda annem bunu gezmeye çıkarmış bizim lojmanda da kocaman kocaman sokak köpekleri var bi de saldırganlar harbi köpekli bi teyze daha vardı ona saldırmışlardı kadın o günden beri köpeğini gezdirmeye çıkardığında yanına bi de kocaman bi dal parçası alıyodu. Neyse annemin fox la olan gezintisine dönelim tam köşeyi dönmüşler sokak köpeklerinden biri karşılarına çıkmış hırlamış falan bizim fox da küçücük boyuyla kafa tutmaya havlamaya başlamış sokak köpeği uyuz olmuş tabi o da  havlamaya başlamış o sırada annemin elinden tasma kayınca fox koşmaya başlamış falan kocaman köpek önden bizimki arkadan ilerliyomuş annemde arkalarından koşmuş yetişememiş. Çok üzülmüş aramış ama fox u bi türlü bulamamış umudu kesince eve geri dönmeye karar vermiş. Binadan içeri girmiş 4. kata çıkmış bi bakmış bizim şebek kapının önünde oturmuş bekliyo. Annem çok sevinmiş tabi artık bi evladı gibi gördüğünden..
       Bu hikayede şaşırdığım olay şu kocaman köpek neden fox'tan kaçmış? fox onu nereye kadar kovalamış? bunları hiç bilemiyceğim ama arada sırada bu hikaye aklımı kurcalamıyo değil. bi de bıcırıka bak sen evin yolunu da bulmuş o günden önce hiç tasmasız dolaşmamıştı ama demek ki tasmaya da gerek yokmuş niyeti yine eve dönmekmiş. Annem bi de evin yolunu da bulmuş evini de bilirmiş diye oturup ağlamaz mı.. Ailenin bi parçası olduğu kesin fox un anlıycağınız..=) ona bu blogda yer vermeseydim olmazdı!

11 Ocak 2011 Salı

  • merhabalar!
  • o değil ilk defa havaalanına tek başıma gitceğim için deli gibi heyecanlyım. Ya yolumu bulamazsam iç hatlardan dış hatlara geçemezsem. bavulu yanlış yere verrsem o ayrı diyarlara ben ayrı diyarlara gidersem ya ben yanlış uçağa binersem aktarma yapamazsam ya uyuyakalırsam ya ya ya:( evet çok korkuyorum bi yandan bana büyüdüğümü hatırlatıyor gerçekten ne alaka bilmiyorum sanki tek başına uçağa binmek büyüdüğünün göstergesi.. her neyse böle işte
  • bu aralar üşengeçliğim üzerimde (her zaman üşengeçsin dediğinizi duyar gibiyim ama bu farklı valla) küçücük işleri halletmek için dağlar kadar yol katetmek zorunda mıyım ben neden ya?? her şey çok uzak keşke her şey biribirine yakın olsa . 5 dakkada beşiktaş hesabı (blogumda beşiktaşa yer verdiğime inanamıyorum fenerliyim aslında hıhı evet FENERLİYİM!).
  • bu bloga madde madde yazma işi feci halde hoşuma gitmeye başladı. baştaki o noktalar beni cezbediyo bi hava katıyor evet.
  • kesinlikle yaz okuluna adımı altın harflerle yazdırdım bi de odtünün yaz okulu ortamını görelim bakalım.
  • öökünün kedisinin ismi ne ulan? bildiğin gri garfield kızmış ama son anda ortaya çıktı nasıl diye sormaayın uzun hikaye:D
  • lisedeyken herkesle ilgili tezahurat yazmamızdan olsa gerek bu aralar herkesle ilgili tezahurat yazıyorum aklımdan sapkın bi özellik kabul ediyorum ama çok zevkli ulen!
  • cünomun annesi bana börekler yapmış ona burdaan çok teşekkür ediyorum süperdi oda arkadaşlarım ve tabikii benim sayemde geldiği gün bitti gitti ama sağlık olsun nefisti yüzümde kocaman bi gülümseme bıraktı.cennet ana ların ayakları altındadır sözünü bi kere daha çok doğru olduğunu anladım daha başka nerde olabilir ki zaten..
  • bu ara odada yiyecek açısından sorunumuz olmuyo suyumuzda var krediler verildi ya doldu cepler deli gibi harcayası var bizimkilerin ! zaten deliler o ayrı konu=)
  • final zamanı malum bu aralar can sıkıcı evet ama ilk finallerim olduğu için de içten içe bi değerliler benim için çaktırmayın;)
  • tumbler mı açsam diyorum ama burayı da kapatmak istemiyorum ee ikisine beraber de yazamam kafam karışık anlıycağınız.
  • blind melon dan no rain i dinleyin mutlaka sevimli bi şarkı:)

3 Ocak 2011 Pazartesi

yeni yıl dilekler ve istekler..

  • öncelikle herkese sağlık ve mutluluk dileyerek klasik bi giriş yapıyım.
  • dünya turcusu diye bi meslek üretilsin istiyorum.
  • odtü de sınavların cumartesi olmasının bitimesini istiyorum.
  • yılbaşılarının 12 den sonra balkabağına dönüşmesmesini istiyorum=)
  • metalurji binasının önündeki sevimli köpecikler hiç büyümesin istiyorum.
  • bütün arkadaşlarım araba alsın ve beni gezdirsin istiyorum (nolur be hacı=)
  • testament tekrar türkiyeye gelsin istiyorum.
  • ailemin yanına gittiğimde beni hediyelere boğsunlar istiyorum ve annemin her çeşitten yemeğin olduğu bi sofra kurmasını diliyorum.
  • hep küçük kalmak hiç büyümemek istiyorum.
  • sorumluluk denen olayın minimuma inmesini diliyorum.!
  • öökünün artık bi kedisi olsun istiyorum.
  • paintball a gitmek istiyorum herkesi öldürcem nihahaha!!(ben ölmezsem tabi=))
  • '92 li olmak kraldır' cümlesini ceydaya dedirtmek istiyorum=p
  • dostluklarım hiç bozulmasın hep olmasa da arada bir görmek istiyorum onları bu bana yeter bühühühü..
  • 2012 ye girerken seneye görüşürüz esprisi yapanları bi kaşık suda boğmak istiyorum 18 yıldır aynı espri ya olmaz ki ama aaaa!!
giderek duygusala bağlamadan bitiriyim hemen 2011 hepimize şans getirsin ikramiyeyi kazanan varsa her zaman paylaşabilirim sonuçta güzel şeyler paylaştıkça çoğalır dimi ama???..=)