Merhabalar Herkese
!
Sizlere Türkiye´den İspanya´ya gelirken karşılaştığım olayları anlatacağım hazırsanız başlayalım..
Şimdi sabahın köründe uyandım bi araba gelip beni alacaktı. Babam MSB yurtları diye adres verince adam doğal olarak oran MSB lojmanlarının içindeki yıldız erkek yurduna doğru yol almış kız yurdu da orada zannetmiş. Ben adamı bekliyorum o da beni bekliyormuş meğer. Adam beni aradı ben de yanlış anlaşılmayı giderdim tandoğandayım bekliyorum dedim neyse bi on beş dakika sonra adam geldi ve beni aldı, havaalanına doğru harekete geçtik. Bir yandan çaktırmamaya çalışıyorum ama yetişemeyeceğiz diye de yusuf yusuftum açıkçası. Neyse ki yetiştik trafik yoktu.
havaalanına girdim gayet rahat biletimi aldım, elimi koymuş gibi buldum gitmem gereken yerleri, prosedürleri tamamladım ve en sonunda beklemem gereken kapının önüne gittim, baktım daha neredeyse bir saat var kapının açılmasına ben de oradaki dükkanları falan gezdim vakit geçti.
Uçağa bindim bagajım küçük olduğundan yanıma almıştım. Koltuğumu buldum üste koycaktım bagajı küçücük bişiyim kaldıramadım tam bi adam hemen yardımcı oldu sağolsun. Adama teşekkür etcektim, baktım bi tanıdık geldi, o korkunç yüzü asla unutamazdım=) Şu hanımın çiftliğinde oynayan bir adam Hakan Boyav geldi yanıma da oturdu bi güzel. "Siz oyuncusunuz değil mi?" diye sordum(yanımdayken adını bilmiyodum sadece anneannemlerde kaldığım sırada çok izlediği için ve adamın da çok korkunç bi tipi olduğu için siması aklımda kalmış adamla ilgili bişi bilmiyorum kısacası) o da "Evet" dedi . Öyle muhabbet ettik sinema tiyatro falan güzeldi adam görüntüsü gibi korkunç değildi. Ünlü biriyle tanıştıktan sonra ben İspanya´ya doğru gitmek üzere yolculuğuma devam ettim.(tanışmasaydım gidemezdim falan:p)
Hayatımın en bitmez koridoruna girdim. Kim bilirdi iç hatlardan dış hatlara geçmenin bu kadar zor olduğunu.. Koridorda bi elimde bagaj, sırtımda çanta, diğer elimde sırt çantama sokmaya çalıştığım bilet ve pasaport.. Zor durumdayım anlayacağınız o sırada bi de telefonum çaldı Öökü arıyo durumum iki kat zorlaştı neye dikkatimi vereceğimi şaşırdım Öökü´ye cevap verirken bagajı kontrol edemiyorum, bagajı kontrol edicem diye Öökü´nün dediğini kaçırıyorum falan yani iki işi bir arada yapamadığımı çoğu insan bilir merak etmeyin bildiğinizden şaşmadınız insanlar. Neyse telefonu kapattık ve koridorun başarıyla sonuna geldim.
Kapımı buldum rahatladım bekliyorum.( "210" no´lu kapı!. ). Yanıma italyan bi tip geldi (o 209 nolu kapıyı bekliyodu)oturdu. "Adım Fabio" dedi (o an anlamalıydım bi bokluk olduğunu). Neyse ben de adımı söyledim falan nasılsın nereye gidiyosun muhabbeti döndü. Sonra sustuk seni bir daha görmek istiyorum dedi. Ben de şaşırdım ne falan dedim. Bu iyice coştu seninle masal gibi bi aşk yaşayalım mı dedi hadi seninle masal yazalım dedi. Ben de höst dedim bunu gerçekten dedim ahaha=) Ama yani adamın adı Fabio yani ne bekleyebilirsin ki sapık işte safım tabi ben ingilizcem gelişcek düşüncesi var bende muhabbet ederken . Neyse bi daha görüşmemek dileğiyle falan dedim höstten sonra uzaklaştım adamdan. Tam o sırada da işte benim uçağın kapı numarasının değiştiği anons edildi ben de tüydüm o ortamdan.
Sonra olaylar normalleşti gayet rahat geldim İspanya´ya. Bu arada uçak havadayken iyi güzel hızlı da karadayken tam bir kaplumbağa uyuz ediyor insanı!
Hadi kendinize iyi bakın gençler ve genç kalanlar.. Napıyoruz Fabio görünce kaçıyoruz erkek olsanız bile kaçın çok ciddiyim!