Bizim burdaki türk aileleri toplaştık ve gittik maça acayip heyecan var tabi. Toplasan 25-30 kişi varız ama hayalimiz oraya gidince bi sürü türkle karşılaşmak hani ama tabi öyle sesimizi duyurabilecek kadar olsa kafi yani. Bi gittik bizim haricimizde tabiki de türk vardı ama 50-60 kişiyi geçmez. 100 kişiyiz işte böyle sesimiz duyulmuyor etmiyor sağlık olsun kalbimiz onlarla diyip izledik maçı..
Başta her şey toz pembe farkı açtık biraz rahatız tabi yüzlerde gülümseme madridlilerin çıtı çıkmıyor inanılmaz keyifli ehe ehe. Maç ilerledikçe tabi pembe gözlükler çıkartıldı yavaş yavaş saçlar başlar tel tel yolunmaya başlandı. Bu anlattıklarım benim için de geçerliydi ama tam işte bu pembe gözlüklerin çıktığı sırada yanımızdaki mal bi adama takıldık biz kardeşimle. Adam ispanyol. Madrid her sayı attığında adam otomatiğe bağlamış gibi aynı hareketleri sergiliyor. Bu hareketleri aşamalara ayırdık eve geldiğimizde Göktuğ yla, evet maçın ayrıntılarını değil o adamı konuştuk hıhı evet.
Aşamalar şunlardı:
- adam seyir halindedir, gergindir ama sakindir.
- madrid topu deliğe sokar, adam hızlıca yerinden zıplar, aynı anda kolunu kaldırmaya başlar.
- kolunu gerekli seviyeye getirdikten sonra elini yavaşça pozisyona sokar evet artık orta parmak havadadır.
- orta parmak havalandıktan sonra adam ispanyolca konuşmaya başlar bana bi kaç kelime dışında çince gibi geldiği için pek bi fark yaratmamıştı bu durum ama sayın Göktuğ bey sinirlenmiş bi biçimde çevirdi bana söylediklerini ve ben de sinirlendim hem de çok.
- söylediği ise " Alın alın bu size girsin işte böyle g.t olursunuz efes alın bakalım sizi g.t herifler alın alın beğendiniz mi?" (bu tabi hafifletilmiş ve kısaltılmış hali her sayıdan sonra baya bu şekilde ana avrat düz gidiyor adam)
Bu arada maç çekişmeli falan kardeşim adam yüzünden hem gülüyor hem de siniri bozulmuş durumda hem sesimizi duyuramıyoruz hem hem hem.. Neyse maç bitti üzgünüz gerçekten. Göktuğ dedi ki "Beni iyi izle." ben de meraklandım "tamam "dedim. Kola almıştık maçın heyecanından olsa gerek içmeyi unuttuk neyse Göktuğ kendininkini bi güzel yanlışlıkla dönerken ispanyola döktü. "PERDON" dedi falan aksilik işte hay allah(!). Sonra sevgili kardeşim dönüp bana "kola gerçekten insanın içini soğutuyor" dedi. İntikam soğuk yenen bi yemek ne de olsa dikkat etmek lazım..
EFES CANDIR!
21 numaralı bilete sahip olmam da sevindirdi bu arada beni:))
Hadi gençler ve genç kalanlar kendinize iyi bakın!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder