Bi ODTÜ programımı daha anlatıcam ama o bi daha ki yazıya malum şu an program hazırlama özürlü okulum açık açık lab saatlerini bi söyleyemedi..
Ha tam da lablardan bahsetcektim, organik labının ilk buluşması perşembe günü oluvermiş. Tabi bölümde kimsenin haberi olmadığından gitmemize olanak yoktu, öyle de oldu zaten:D Adam(lab asistanı) bakmış kuş uçmaz kervan geçmez, ortam sakin ve kimse yok kendi kendine anlatcak değil ya hepimizi yok yazmış. Ee be akıllı zaten 2 hakkın var sonra kalıyosun yani ne kadar debelenirsen debelen. Ne diye yok yazarsın?! Herkes keyfinden gelmedi sanki(tesadüf de olsa hafif keyif vermedi değil) bizim programda öyle bişi demiyor hacı. Ama tabi öğrenci her zaman sorumsuz profil çizdiğinden suç bizim yani bariz. Ama programa koymayan da kabahat yok tabi olur öyle ufak tefek aksaklıklar canım yapmayın(!). "Gelmediniz ben de yok yazdım." mühür gibi anasını satıyım. Sonuç şudur ki giriş quizinden bi kere bile geçemezsen kaldın. Evet sevgili okulum tehditi sever.
Neyse öyle işte gençler daha bi static alma hikayem var ona hiç girmiyorum hadi yırttınız!
Kendinize çok cici bakın aman da aman:D
1 Ekim 2011 Cumartesi
16 Eylül 2011 Cuma
isyan dolu bu
İki lakırdı etmeden önce belirtmek isterim ki "Sözüm meclisten dışarı!". Bunu diyince her türlü ithamlardan kurtuluyorum çünkü, çakalım evet.
Benim yaşımdaki insanlar beni bazen hayretler içerisinde bırakıyor. Daha genciz tazeyiz falan cart curt. Kimse buna kıymet vermiyo resmen elimizdekileri şimdi değerlendirmiyceksek niye bu yaştayız? Kimisi gider evlenir, kimisi kocaya kaçar.. Teallahım noluyo lan? Tek çarem buydu diyenlere de tek cevabım bu mudur çare? Bu sefer hayatının geri kalanının içine sıçmıyor musun afedersin?! Ben aşığım ben seviyorum diyeceksin sonra salonda 5 çocuk kucağında 1 çocuk oturup o salak herifin seni dövmesini bekleyeceksin evet özelleştirdim şu an meseleyi ama budur yani. Gençsin her şeyin bokunu çıkar arkadaşım bi daha ne zaman zaman bulacaksın!
tamam sakinim!:D
Benim yaşımdaki insanlar beni bazen hayretler içerisinde bırakıyor. Daha genciz tazeyiz falan cart curt. Kimse buna kıymet vermiyo resmen elimizdekileri şimdi değerlendirmiyceksek niye bu yaştayız? Kimisi gider evlenir, kimisi kocaya kaçar.. Teallahım noluyo lan? Tek çarem buydu diyenlere de tek cevabım bu mudur çare? Bu sefer hayatının geri kalanının içine sıçmıyor musun afedersin?! Ben aşığım ben seviyorum diyeceksin sonra salonda 5 çocuk kucağında 1 çocuk oturup o salak herifin seni dövmesini bekleyeceksin evet özelleştirdim şu an meseleyi ama budur yani. Gençsin her şeyin bokunu çıkar arkadaşım bi daha ne zaman zaman bulacaksın!
tamam sakinim!:D
2 Ağustos 2011 Salı
öylesine..
Canım sıkıldı. İki bişi yazıp kaçıcam.
Ulan var ya barcelona aşkıyla yanıp tutuşuyorum bu seferde gidemezsem bi mani çıkarsa maazallah pederle aramız bozuşabilir (sevdiğim bi arkadaşımın değimiyle küsüşebiliriz).
İçimde bi sıkıntı var nedendir bilinmez içime öküz oturmuş gibi afedersiniz o kadar büyük yani. Ayrıca günde iki kez banyo yapmaktan dolayı da yaşlandım resmen şu havalar kararında olsa.. Coğrafya bilgimden utanmasam ankara da bile nem var artık diycem ama demiyorum.
Hiç okuyasım yok ya hem kitap hem eğitim-öğretim hayatı açısından zerre istek yok! Yaz olmasına bağlıyorum bunu da. Ayrıca da domuşlar bu ara bişi çalışması yüzünden başka bir güzergah izliyolar ilginç şeyler bunlar(öyle küçümsemeyin benim hayatımda büyük değişiklik,renk katıyor resmen.).
Bugün gittim BİM den sarma aldım en zeytinyağlısından iyiydi lan bu BİM gerçekten iyi şey hakkaten allahın yüzüne bakması gereken bi kurum. Bi de pringles a benzer kutuda bi cipsleri var ki sade olanı şahane hakkaten.. Karnım acıktı galiba benim ben bi onu doyurayım geliyim dermişim daha da gelmem.
Hadi kendinize iyi bakın! bam!
Ulan var ya barcelona aşkıyla yanıp tutuşuyorum bu seferde gidemezsem bi mani çıkarsa maazallah pederle aramız bozuşabilir (sevdiğim bi arkadaşımın değimiyle küsüşebiliriz).
İçimde bi sıkıntı var nedendir bilinmez içime öküz oturmuş gibi afedersiniz o kadar büyük yani. Ayrıca günde iki kez banyo yapmaktan dolayı da yaşlandım resmen şu havalar kararında olsa.. Coğrafya bilgimden utanmasam ankara da bile nem var artık diycem ama demiyorum.
Hiç okuyasım yok ya hem kitap hem eğitim-öğretim hayatı açısından zerre istek yok! Yaz olmasına bağlıyorum bunu da. Ayrıca da domuşlar bu ara bişi çalışması yüzünden başka bir güzergah izliyolar ilginç şeyler bunlar(öyle küçümsemeyin benim hayatımda büyük değişiklik,renk katıyor resmen.).
Bugün gittim BİM den sarma aldım en zeytinyağlısından iyiydi lan bu BİM gerçekten iyi şey hakkaten allahın yüzüne bakması gereken bi kurum. Bi de pringles a benzer kutuda bi cipsleri var ki sade olanı şahane hakkaten.. Karnım acıktı galiba benim ben bi onu doyurayım geliyim dermişim daha da gelmem.
Hadi kendinize iyi bakın! bam!
31 Temmuz 2011 Pazar
DEXTER
Evet malumunuz yazın Ankara'da olmanın verdiği bir sıkıntı var üstümde. Diziler de sağolsun bu sıkıntımı bi nebze olsun unutturuyor.
Shameless, life unexpected, game of thrones(bana göre çok iyi dizi), simdi de dexter..
Dexter ne şeker bir insan öyle ya, tam bir deli canım benim, aman da aman.. Oysa ki resmen adam soğukkanlı, içinde insanlık taşımayan, katil ruhlu psikopatın teki. Aaaaa ama çok sempatik! Ee sempatiklik neresinde peki bunun ???? İnanın daha bir fikrim yok bununla ilgili daha fazla ilerleyemedim internetim sağolsun ama bulunca yazıcam. İngilizce dersinde de bahsetmiştik biz bundan "manipulation" başlığı altında. Tam türkçesi de manipülasyon ne kadar türkçe değil mi siz bile şaşırdınız ititraf edin! Neyse hakaten acaba bi seri katili bu kadar şirin göstermek iyi bişi mi? Aman banane sanki büyüyünce seri katil olucam alt tarafı (veya üst tarafi farketmez) sudaki bok püsürük ne varsa temizleyen bir mühendis olucam ben(çevre mühendisi). Güldüğünüzü duyar gibiyim ama mesleğimi küçümsemeyin kirli donunuzu yıkıycak temiz suyunuz kalmadığında anlarsınız değerimi hehe (muhtemelen o günler de gelicek!).
Neyse öyle bişiler işte aç kalmayın, açıkta kalmayın gençler, kendinize de iyi bakın..
Shameless, life unexpected, game of thrones(bana göre çok iyi dizi), simdi de dexter..
Dexter ne şeker bir insan öyle ya, tam bir deli canım benim, aman da aman.. Oysa ki resmen adam soğukkanlı, içinde insanlık taşımayan, katil ruhlu psikopatın teki. Aaaaa ama çok sempatik! Ee sempatiklik neresinde peki bunun ???? İnanın daha bir fikrim yok bununla ilgili daha fazla ilerleyemedim internetim sağolsun ama bulunca yazıcam. İngilizce dersinde de bahsetmiştik biz bundan "manipulation" başlığı altında. Tam türkçesi de manipülasyon ne kadar türkçe değil mi siz bile şaşırdınız ititraf edin! Neyse hakaten acaba bi seri katili bu kadar şirin göstermek iyi bişi mi? Aman banane sanki büyüyünce seri katil olucam alt tarafı (veya üst tarafi farketmez) sudaki bok püsürük ne varsa temizleyen bir mühendis olucam ben(çevre mühendisi). Güldüğünüzü duyar gibiyim ama mesleğimi küçümsemeyin kirli donunuzu yıkıycak temiz suyunuz kalmadığında anlarsınız değerimi hehe (muhtemelen o günler de gelicek!).
Neyse öyle bişiler işte aç kalmayın, açıkta kalmayın gençler, kendinize de iyi bakın..
29 Temmuz 2011 Cuma
Yaz okulu nasıl ya?
Ah başımın belası fizik beni Ankara'ya bağlayan tek şeysin bu yaz! Barcelona'da fink atmak varken seni seçtim pikaçu kıymetini bil!
Biraz bahsediyim o halde yaz okulundan.. Sandığımdan daha da sıkıcı bi ortam herkesin dersi bu kadar zıt saatlerde olabilir. Geçen bölümdekilerle oturduk, kimimiz dersinden kimimiz sınava çalışmaktan ödün verdi (dert değil gerçekten:)) bunu yapabilmek için.
Malumunuz fizik görüyorum senede 365 gün hiç şaşmaz ders koordinatöründen ders alıyorum(oo yeah!). Evet evet doğru bildiniz sapık gibi aynı mesajdan 3-4 tane atan, mail kutunuzu sınav yerleri mesajlarıyla doldurup taşıran, sevgili, tombik, nağmı değer sayın Özbakan kendisi.
Özbakan kendisinin de dediği gibi onu en iyi göbeği tanımlar bi de bana kalırsa o pantolon askıları. Şirin ve isyankar bi insan kendisi, kurulu düzenlere alerjisi var adamın, sürekli bişilerden hoşnutsuz. Hangimiz değiliz ki?
Özbakan bi keresinde şöyle bişi demişti resmen takdir ettim adamı.. " Sizce ben üşenmeden neden her sene yaz okulunda ders veriyorum? Hadi siz neyse dersten kaldınız acınız büyük benim ne derdim var peki bu sıcakta burdayım biliyor musunuz çocuklar?".. "Basit kilo vermek için!".. Eeee bu devirde herkesin bi çıkarı olmalı tabi..
Özbakan bi de şöyle bişi iddia eder "Hep dersanelerin suçlu!" bi bakıma haklıdır aslında. Bizim yerçekimini 9.8 değilde 10 aldığımız için bu hallerde olduğumuzu söyler hep. Küçük şeyler her zaman büyük olaylara gebe inancı var adamda.
Özbakan yazdırır.. Hem de sonuna kadar deli gibi.. Elin ağrır ama yine de yazarsın her "notice" da aynı şeyleri yazarsın, yazarsın, yazarsın..
-Eeee daha daha nasıl gidiyor hayat Pınar??..
-Nasıl olsun ya iş, güç enerji..
Biraz bahsediyim o halde yaz okulundan.. Sandığımdan daha da sıkıcı bi ortam herkesin dersi bu kadar zıt saatlerde olabilir. Geçen bölümdekilerle oturduk, kimimiz dersinden kimimiz sınava çalışmaktan ödün verdi (dert değil gerçekten:)) bunu yapabilmek için.
Malumunuz fizik görüyorum senede 365 gün hiç şaşmaz ders koordinatöründen ders alıyorum(oo yeah!). Evet evet doğru bildiniz sapık gibi aynı mesajdan 3-4 tane atan, mail kutunuzu sınav yerleri mesajlarıyla doldurup taşıran, sevgili, tombik, nağmı değer sayın Özbakan kendisi.
Özbakan kendisinin de dediği gibi onu en iyi göbeği tanımlar bi de bana kalırsa o pantolon askıları. Şirin ve isyankar bi insan kendisi, kurulu düzenlere alerjisi var adamın, sürekli bişilerden hoşnutsuz. Hangimiz değiliz ki?
Özbakan bi keresinde şöyle bişi demişti resmen takdir ettim adamı.. " Sizce ben üşenmeden neden her sene yaz okulunda ders veriyorum? Hadi siz neyse dersten kaldınız acınız büyük benim ne derdim var peki bu sıcakta burdayım biliyor musunuz çocuklar?".. "Basit kilo vermek için!".. Eeee bu devirde herkesin bi çıkarı olmalı tabi..
Özbakan bi de şöyle bişi iddia eder "Hep dersanelerin suçlu!" bi bakıma haklıdır aslında. Bizim yerçekimini 9.8 değilde 10 aldığımız için bu hallerde olduğumuzu söyler hep. Küçük şeyler her zaman büyük olaylara gebe inancı var adamda.
Özbakan yazdırır.. Hem de sonuna kadar deli gibi.. Elin ağrır ama yine de yazarsın her "notice" da aynı şeyleri yazarsın, yazarsın, yazarsın..
-Eeee daha daha nasıl gidiyor hayat Pınar??..
-Nasıl olsun ya iş, güç enerji..
16 Haziran 2011 Perşembe
hola!
Hayat keyifli şu sıralar en sevdiğim olay olan gezmeyi gerçekleştirdiğim bir zamandayım, çok mutlu olduğumu söylemiş miydim?:D Uzun zamandır yazmıyordum bugün de canım acayip sıkıldı ne yapsam ne yapsam diye düsünürken bir yazıyım dedim ya..
- Babam muhteşem fotoğraf makinemize objektif almış daha da bir şükela olmuş kendisi.
- Slant diye amerikalı bi rock grubuyla tanıştım babamların iş yerindeki amerikalılar artık görev sürelerini tamamladıkları için veda partisi yapıyorlardı. Babam da beni aradı böyle böyle senin seveceğin sakallı adamlardan var burda dedi gelmek istersen gel dedi. Ben de tabisi durur muyum babamın işyerine gittim. Adamlar gerçekten çok şeker insanlardı. Zaten çok kişi yoktu rahat rahat sohbet etme imkanımızda oldu. Solistlerinin sesi şahaneydi adam "Oceans" ı süper söyledi Eddie Vedder ın eline su dökemez ama iyiydi baya yine de.
- Bir de sınıfımı geçsem, fizigi geçsem daha da bir şey istemem şu hayattan:)
- Ha bir de annem şahane yemek yapıyor ya hakatten seviyorum bu hatunu, takdir ediyorum.
1 Mayıs 2011 Pazar
Bir Kalkülüs Faciası
Daha dün kalkülüs sınavı olduk. Resmen her normal öğrenciden beklenen performansı gösterip son iki gün çalışmaya başladım. Konular birbirine girdi, birinden sıkılıp diğerine atladım, çorba oldu kafam. Her şey yarım yamalak.. Bu kargaşayla sınava girdim, allah için kolaydı sınav ama ben iki saat aynı hatayı yapıp durdum. Bi yerlerde bi hata yapıyorum. En güvendiğim soru olan çift integral sorusunu 45 kere çözdüm resmen. Bir şey yapıyorum bütün x ve y ler kayboluyor. Napıyorsun? diye sorun bana. Kırk saat integral almak yerine türev alıyormuşum. Derin bir nefes alıp tekrar baktığım zaman anladım, çok zekiyim farkındayım.
Uzun süredir de yazmıyordum. Canım gerçekten bu aralar istemiyor.
Bir de dünyanın en iyi insanı olmaya aday bir dostum var benim, dünya tatlısıdır kendisi.. Cünom. Doğum günün kutlu olsun,nice yaşlara..:)
Bunu da belirttikten sonra ben kaçıyım kendinize iyi bakın!
Uzun süredir de yazmıyordum. Canım gerçekten bu aralar istemiyor.
Bir de dünyanın en iyi insanı olmaya aday bir dostum var benim, dünya tatlısıdır kendisi.. Cünom. Doğum günün kutlu olsun,nice yaşlara..:)
Bunu da belirttikten sonra ben kaçıyım kendinize iyi bakın!
3 Nisan 2011 Pazar
Çevreciler de eğlenmelidir.
Bu sabah gerçekten eğlenceliydi. Çevre bölümü futbol turnuvasındaydık(böyle söyleyince nasıl da havalı oldu ama bildiğin bi taraflarımız dondu:)). İtiraf ediyorum sırf Ceyda'yı futbol oynarken görmeye gittim.Kafasına top gelir sahanın ortasında ağlamaya başlar diye düşünüyodum. Ama olaylar hiç de umduğum gibi gelişmedi... Bu arada Şemsettin trabzonsporlu ama şöyle bişi var adam adanalıymış ya aslında bi adanalı tabiki de trabzonsporu tutabilir nasıl fenerin türkiyenin dört bi yanından taraftarı varsa trabzonun da olabilir ama sanki hep trabzonsporu tutanlar trabzonlu olur gibi gelir insana ya da sadece bana=) Nese maça dönelim:)
Ceyda'nın ne yapacağını merakla beklemekte seyirciler. Seyirciler dediğimde ben ve Ulca bi de bizden sonra maçı olan insanlar:) Maç başladı Ceyda'yı koşarken görünce ister istemez güldük Ulca'yla. Ulca bu arada fotoğraf falan çekmeye çalışıyor bir yandan. Birden beklenmedik bir anda Ceyda topu aldı pasını verdi ve berkan topu ağlara gönderdi yani Ceyda bildiğin asist yaptı. Sonra sevinç gösterileri tabi ceyda berkan'ın üstüne atladı. İlk golü biz atmış olduk. Sonra 5 dakka oldu maç başlayalı Ceyda çıktı oyundan(nasıl nefes nefese bünye kaldırmadı tabi 5 dakka koşmayı ama iyi oynadı bi kıza göre şimdi:)) ve biz 2. bi gol daha attık her şey mükemmel adeta! Her inişin bi çıkışı olduğu gibi her çıkışında bir inişi vardır diyerekten bizimkiler gol yemeye baladılar durum 3-2 oldu(karşı taraf önde). Sonra Uğur mükemmel bi golle durumu eşitledi. Golü nasıl attığını tarif edemiyorum o yüzden boşuna tarif edip elime yüzüme bulaştırmıycam olayı. Herkes artık ölü durumda maçın son 20 dakkası falan 2 gol daha yedik hakkaten üzücüydü. Olsun maçın sonunda burgera gideceğimizi bilmek üzüntümü alıp yerini sevince bıraktı.
Hakkaten çok eğlenceli bi sabah oldu yayında ve yapımda emeği geçen tüm arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.
Hadi ben kaçtım bam!
Ceyda'nın ne yapacağını merakla beklemekte seyirciler. Seyirciler dediğimde ben ve Ulca bi de bizden sonra maçı olan insanlar:) Maç başladı Ceyda'yı koşarken görünce ister istemez güldük Ulca'yla. Ulca bu arada fotoğraf falan çekmeye çalışıyor bir yandan. Birden beklenmedik bir anda Ceyda topu aldı pasını verdi ve berkan topu ağlara gönderdi yani Ceyda bildiğin asist yaptı. Sonra sevinç gösterileri tabi ceyda berkan'ın üstüne atladı. İlk golü biz atmış olduk. Sonra 5 dakka oldu maç başlayalı Ceyda çıktı oyundan(nasıl nefes nefese bünye kaldırmadı tabi 5 dakka koşmayı ama iyi oynadı bi kıza göre şimdi:)) ve biz 2. bi gol daha attık her şey mükemmel adeta! Her inişin bi çıkışı olduğu gibi her çıkışında bir inişi vardır diyerekten bizimkiler gol yemeye baladılar durum 3-2 oldu(karşı taraf önde). Sonra Uğur mükemmel bi golle durumu eşitledi. Golü nasıl attığını tarif edemiyorum o yüzden boşuna tarif edip elime yüzüme bulaştırmıycam olayı. Herkes artık ölü durumda maçın son 20 dakkası falan 2 gol daha yedik hakkaten üzücüydü. Olsun maçın sonunda burgera gideceğimizi bilmek üzüntümü alıp yerini sevince bıraktı.
Hakkaten çok eğlenceli bi sabah oldu yayında ve yapımda emeği geçen tüm arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.
Hadi ben kaçtım bam!
31 Mart 2011 Perşembe
En son haberler!
- merhaba!
- Arda'dan türkçe dersleri alacağım. Belki arada japoncada öğretir diye ummaktayım.
- Yine Arda, bana 3. sınıftakiler gibi yazdığımı söyledi bloga. Doğrudur yani ben de kendimi büyümüş görmüyorum hiç bi anlamda bana göre değil. Ayrıca ben böyle mutluyum demek istiyorum, birilerine laf sokmak, eleştri yapmak veya bunun gibi şeyler beni enterese etmiyor. Yazım noktalamaya dikkat etmek beni yoruyor bu yüzden pek kasmıyorum aman yanlış yazdım diye. Anlatmak istediğimi yanlış ifade ediyor da olabilirim bu da benim için dert değil, bazen cok komik bile oluyor gülüyorum. Eğlenceli işler bunlar ve ben de zaten bunları eğlencesine yapıyorum.
- Fizik sınavı var yine hakkımda hayırlısı..
- Odtü de burger harika bir şey! Ama kesin 1500 kilo olcaz:)
- Motörhead geliyormuş bu yaz resmen festivaller birbirinden şahane. Takdir ettim yani evet.
- Ashton Kutcher gerçekten hoş adam.
- Bizden genç nesillerde Justin diyince akla hemen Justin Bieber'ın gelmesi ne garip oysa biz de Justin diyince akla Justin Timberlake gelirdi. Resmen jenerasyon farkı denen şeyi gözlemleyebiliyorum.
- hoşçakalın!
26 Mart 2011 Cumartesi
Boş gezenin boş kalfası!
- Twitter da açtım iyice yayıldım ben bu internete ama güzel bişiymiş sinan güleri follow ettim hemen:) Ama öncelik Ulca'nındı tabi ki o vesile oldu twitter açmama ilk onu follow ettim(bu da ne demekse:D) Ceyda da diyim de kıskanmasın:D
- Ödevler dağ gibi sadece fiziği yaptım programdan, gerisi hala beni bekliyor hele de o outline ben ona bakıorum o bana bakamıyor çünkü daha bi gram bir şey yazmadım!
- Yoğun bi insan olduğumu farkettim bu aralar insanlara sözüm var onları yerine getirmeliyim.
- Dün mal gibiydim 8 saat ders hepsi ayrı yerde, ototketten ilk kez çıktı aldık biraz zor oldu ama oldu! Bunların üstüne maç.. Saçmaladığım insanlardan özür dilerim :D:D İdare edin artık! Napıyım.
- Onur ,Oğuz, Doruk üçlüsünü çoooook özledim gelseler de görsek!
- Hadi bana kızın, 'Buraya yazacağına git ödevlerini yap seni ahmak!' diyin. Eminim içinizde bunu yapmaktan zevk almıycak bi insan yoktur!
- Hava güzel gibi görünüyor pencereden ama hakikat farklı olabilir tabi..
- Yine ranzadan inerken yere kapaklandım ne olacak benim sonum bilmiyorum kafamı kırmadan rahat etmiycem galiba:)
- Ya valla sırf ödevlere geri dönmemek için saçma sapan devam ediyorum yazıya farketmişsinizdir belki, durun aklıma ne geldi uzun zamandır vidyo paylaşmıyorum blogumda durun paylaşıyım hemen izleyin, dinleyin haa ! O kadar paylaşıyorum.
- Sırasıyla izleyin bence komik adam biraz kırık sanki ama iyi analiz etmiş Rebecca'nın klibini:D
- Hadi ben ödevlerin başına oturmaya çalışıyım hoşçakalın!
19 Mart 2011 Cumartesi
ODTÜ'nün ikinci döneminden bi hafta..
Bu ders programı ayarlama işi ODTÜ'ye göre işler değil hakkaten anlamadıkları yegane şey bence evet kesinlikle öyle hadi başlayalım..
Pazartesi: Fizik labı olmadığı zaman inanılmaz güzel hatta şahane bi gün. Fizik labı olmadığı zaman UYKU demek bu gün huzur demek bol bol çikulata demek dünya üzerinde güzel ne varsa o demek. Ama lab olduğu zaman siyah kuğuya dönebilir olay! Neyse devam edelim. Mehmetçikin dersi var tabi calculus adam gayet iyi. Anlatım bakımından tabi güleriz eğleniriz bişiler anlamaya çalışırız koca amfi tıklım tıkış insan dolar, tek ses çıkmaz adam o kadar iyi yani. Mehmetçik hocamızı da övdükten sonra 2 saat ingilizceyle karşı karşıyayız hocamızı hala çözememekle birlikte seviyorum galiba lan iyi kadın fazla zorlamıyor bizi sanki .Saat 17.30 gün biter!
Salı: Maraton bölüme kadar çıkmakla başlar sabahın köründe. Çevre kimyası işlenir fena ders değil aslında hocamız çok tatlı. Onun da ödevleri kasıntı neyse.. Sonra iki saatlik bi ara bu tabi ki bizim için tek şey ifade edebilir YEMEEEEEKKKKK! Burgerda açıldı ya ordan çıktığımız yok resmen böyle devam ederse 100 kilo olcaz duyrulur. Sonra fizik bu dönem fiziği anladığım için sayıp sövmeyeceğim kendisine merak etmeyin. Ama fizik hocamız Rikkat'i de anmadan geçemeyeceğim, dünyanın en küçük insanı benden de küçük valla. Ama bi ses var kadın da ...=) Sonra gereksiz 2 saat daha ara var o kadar boşluklu ki ders programı kampüste geçiyo ömrümüz şikayet mi bu? Ders için olduğu için evet sanırım öyle işimiz gücümüz var kardeşim:) Sonra çizim dersi geliyor yani namıdeğer otoket. Hem Cem hocayı hem de dersi inanılmaz seviyorum. Adam çok şahane bi insan gerçekten o da dünyanın en iyi insanı. Sevimli proflarda var şu hayatta.
saat 17.30 gün biter !
Çarşamba: Sabahımız yine bölümde çevre kimyası için. Ödevlerin teslim edildiği gün olduğu için hoş değil. Sabah kantinin kalabalık olmasının yegane sebebi o ödevler:) 2 saat dersin ardına bi de soru çözümü , için dışın çevre kimyası oldu hayırlı uğurlu olsun güle güle kullan. sonra tam olarak, bildiğin 3 saat aran var o süre geçmez yemek yersin sohbet edersin yapmadığın iş kalmaz sıkılırsın fenalık gelir ders bitse de gtsek moduna bürünürsün. Sonra nalet C programming dersinin labı gelir son iki saat kapını çalar. Derste anlamadığın ne varsa burda anlarsın program yazar mutlu olursun şahsen ben bile ilk programımı yazdım evet çok kuğlum. Evet saat yine 17.30 ODTÜ seni yine son saate kadar okulda tutmuştur ve gün biter.
Perşembe: Nispeten uyuduğun yegane gündür. Ders 10.40 da başlar. Güne Mehmetçikle gözlerini açarsın calculus canını okur sabah sabah. Sonra 2 saat de dünyanın en küçük insanıyla fizik işledi mi gün biter saat 14.30. Şaşırdınız değil mi? Evet ben de şaşırdım ama gün bitti.:)
Cuma: Sabah sabah C işkencesini bize sunar. Hem uykulu hem şuursuzca not almaya başlarsın ama sadece aldığın notla kalırsın ne o not ne de o ders sana bişiler anlatır bi b.k anlamadan 2 saatini harcarsın. Sonra calculus soru çözüm saati vardır bi saat arayla bilgisayar müh. alındığı için çok mutlu olduğumu söylemeliyim ordan çıkıp bölüme yetişmek daha kolay oluyor da:) Sonra ingilizce işte makale falan takılıyoruz 2 saat. Sonra benim en sevdiğim ders bilin bakalım otoket tabisi evet 1 saatte onun labı yine akşamı bulduk eve gitme zamanı!
hadi hoşçakalın!
Pazartesi: Fizik labı olmadığı zaman inanılmaz güzel hatta şahane bi gün. Fizik labı olmadığı zaman UYKU demek bu gün huzur demek bol bol çikulata demek dünya üzerinde güzel ne varsa o demek. Ama lab olduğu zaman siyah kuğuya dönebilir olay! Neyse devam edelim. Mehmetçikin dersi var tabi calculus adam gayet iyi. Anlatım bakımından tabi güleriz eğleniriz bişiler anlamaya çalışırız koca amfi tıklım tıkış insan dolar, tek ses çıkmaz adam o kadar iyi yani. Mehmetçik hocamızı da övdükten sonra 2 saat ingilizceyle karşı karşıyayız hocamızı hala çözememekle birlikte seviyorum galiba lan iyi kadın fazla zorlamıyor bizi sanki .Saat 17.30 gün biter!
Salı: Maraton bölüme kadar çıkmakla başlar sabahın köründe. Çevre kimyası işlenir fena ders değil aslında hocamız çok tatlı. Onun da ödevleri kasıntı neyse.. Sonra iki saatlik bi ara bu tabi ki bizim için tek şey ifade edebilir YEMEEEEEKKKKK! Burgerda açıldı ya ordan çıktığımız yok resmen böyle devam ederse 100 kilo olcaz duyrulur. Sonra fizik bu dönem fiziği anladığım için sayıp sövmeyeceğim kendisine merak etmeyin. Ama fizik hocamız Rikkat'i de anmadan geçemeyeceğim, dünyanın en küçük insanı benden de küçük valla. Ama bi ses var kadın da ...=) Sonra gereksiz 2 saat daha ara var o kadar boşluklu ki ders programı kampüste geçiyo ömrümüz şikayet mi bu? Ders için olduğu için evet sanırım öyle işimiz gücümüz var kardeşim:) Sonra çizim dersi geliyor yani namıdeğer otoket. Hem Cem hocayı hem de dersi inanılmaz seviyorum. Adam çok şahane bi insan gerçekten o da dünyanın en iyi insanı. Sevimli proflarda var şu hayatta.
saat 17.30 gün biter !
Çarşamba: Sabahımız yine bölümde çevre kimyası için. Ödevlerin teslim edildiği gün olduğu için hoş değil. Sabah kantinin kalabalık olmasının yegane sebebi o ödevler:) 2 saat dersin ardına bi de soru çözümü , için dışın çevre kimyası oldu hayırlı uğurlu olsun güle güle kullan. sonra tam olarak, bildiğin 3 saat aran var o süre geçmez yemek yersin sohbet edersin yapmadığın iş kalmaz sıkılırsın fenalık gelir ders bitse de gtsek moduna bürünürsün. Sonra nalet C programming dersinin labı gelir son iki saat kapını çalar. Derste anlamadığın ne varsa burda anlarsın program yazar mutlu olursun şahsen ben bile ilk programımı yazdım evet çok kuğlum. Evet saat yine 17.30 ODTÜ seni yine son saate kadar okulda tutmuştur ve gün biter.
Perşembe: Nispeten uyuduğun yegane gündür. Ders 10.40 da başlar. Güne Mehmetçikle gözlerini açarsın calculus canını okur sabah sabah. Sonra 2 saat de dünyanın en küçük insanıyla fizik işledi mi gün biter saat 14.30. Şaşırdınız değil mi? Evet ben de şaşırdım ama gün bitti.:)
Cuma: Sabah sabah C işkencesini bize sunar. Hem uykulu hem şuursuzca not almaya başlarsın ama sadece aldığın notla kalırsın ne o not ne de o ders sana bişiler anlatır bi b.k anlamadan 2 saatini harcarsın. Sonra calculus soru çözüm saati vardır bi saat arayla bilgisayar müh. alındığı için çok mutlu olduğumu söylemeliyim ordan çıkıp bölüme yetişmek daha kolay oluyor da:) Sonra ingilizce işte makale falan takılıyoruz 2 saat. Sonra benim en sevdiğim ders bilin bakalım otoket tabisi evet 1 saatte onun labı yine akşamı bulduk eve gitme zamanı!
hadi hoşçakalın!
13 Mart 2011 Pazar
yaşamak güzel şey
Herkese merhaba!
Mutluyum bu aralar baya nedeni belirsiz içim böyle kıpır kıpır. Böyle bazen gaza gelirsin, yaşamayı seversin ya için içine sığmaz, günün her zerresini değerlendirmek istersin.. Ben de bu ara öyle haller var uzun zamandır kendimi böylesine mutlu hissetmemiştim. Tabi ki neden diye sorcaksınız, ne biliyim ben cevabını hakettiğinizi biliyorsunuz. Yani bilmemek de güzel bir şey bence ya evet evet bilmemek daha iyi.
Bildiğiniz üzere tumblr açtım ama ısınamadım yabancı bi ülkeye gitmiş gibi oluyorum. Yabancı ülkeye gitmek zevklidir oysa ki ama tumblr da o heyecen yok ya da daha ben keşfedemedim. Biraz kasıntı bi yer gibi tumblrdaki tumblr da kalır face de paylaşılmaz falan muhtemelen biri bu yazıyı okursa ilerde ve ben hala tumblr a sahip olursam işte o zaman katledilceğim andır sanırım. Olsun napıyım insan hissettiklerini açık açık söylemeli. Peh yalan bunlar(!). Hangi insan açık olmayı seçmiş ki şu hayatta herkes karmaşık, deli, ilginç cart curt. Bunu neden söylüyorum Kinyas ve Kayra (hep karya yazıyorum kopya çektim itiraf etmek gerekirse) diye bi kitap okuyorum hayattan kopmuş iki tip anlatılıyor böyle yaşamasam da olur, tanrım beni neden yarattın ki ne işe yaradı modunda dolaşan. Hayatları sex, içki, eroin üstüne kurulu amaçsız iki adam.. Ne kadar kasıntı anlatamam ama okuması da bi zevkli otomatik portakalda da böyle olmuştu bana, tip psikopat olunca okutturuyor yazarlar da bunu iyi biliyor tabi afilli cümlelerle de süsledi mi tamamdır işte ben o kitabı okuyorum. Ne kadar daha amaçsızlaştırabilirim bu yazıyı bilmiyorum görücez.Saçmalamak güzel şey bu arada.
Buraya da yazıyım ya otoketi seviyorum çok güzel çizdim be! Evet kendimden bu kadarını beklemiyordum o yüzden bu kadar bahsediyorum. Kendi kendimi şaşırttığım zamanlar olabiliyor ne garip oysa ki ben sadece benim..:)
Bakalım bugün büyük gün yüksek mahkeme(anam ve babam) budapeşte iznini vercekler mi??? Şok şok şok! Görcez..
Doğum günümde alınan eşeki bilen bilir ya ben sakar raziye onun üstüne böyle bildiğin kolayı döküverdim, tüyleri böyle yapış yapış oldu onu yıkatmam lazım onunla uğraşıyım ben en iyisi!:D
Hadi ben kaçtım!
Mutluyum bu aralar baya nedeni belirsiz içim böyle kıpır kıpır. Böyle bazen gaza gelirsin, yaşamayı seversin ya için içine sığmaz, günün her zerresini değerlendirmek istersin.. Ben de bu ara öyle haller var uzun zamandır kendimi böylesine mutlu hissetmemiştim. Tabi ki neden diye sorcaksınız, ne biliyim ben cevabını hakettiğinizi biliyorsunuz. Yani bilmemek de güzel bir şey bence ya evet evet bilmemek daha iyi.
Bildiğiniz üzere tumblr açtım ama ısınamadım yabancı bi ülkeye gitmiş gibi oluyorum. Yabancı ülkeye gitmek zevklidir oysa ki ama tumblr da o heyecen yok ya da daha ben keşfedemedim. Biraz kasıntı bi yer gibi tumblrdaki tumblr da kalır face de paylaşılmaz falan muhtemelen biri bu yazıyı okursa ilerde ve ben hala tumblr a sahip olursam işte o zaman katledilceğim andır sanırım. Olsun napıyım insan hissettiklerini açık açık söylemeli. Peh yalan bunlar(!). Hangi insan açık olmayı seçmiş ki şu hayatta herkes karmaşık, deli, ilginç cart curt. Bunu neden söylüyorum Kinyas ve Kayra (hep karya yazıyorum kopya çektim itiraf etmek gerekirse) diye bi kitap okuyorum hayattan kopmuş iki tip anlatılıyor böyle yaşamasam da olur, tanrım beni neden yarattın ki ne işe yaradı modunda dolaşan. Hayatları sex, içki, eroin üstüne kurulu amaçsız iki adam.. Ne kadar kasıntı anlatamam ama okuması da bi zevkli otomatik portakalda da böyle olmuştu bana, tip psikopat olunca okutturuyor yazarlar da bunu iyi biliyor tabi afilli cümlelerle de süsledi mi tamamdır işte ben o kitabı okuyorum. Ne kadar daha amaçsızlaştırabilirim bu yazıyı bilmiyorum görücez.Saçmalamak güzel şey bu arada.
Buraya da yazıyım ya otoketi seviyorum çok güzel çizdim be! Evet kendimden bu kadarını beklemiyordum o yüzden bu kadar bahsediyorum. Kendi kendimi şaşırttığım zamanlar olabiliyor ne garip oysa ki ben sadece benim..:)
Bakalım bugün büyük gün yüksek mahkeme(anam ve babam) budapeşte iznini vercekler mi??? Şok şok şok! Görcez..
Doğum günümde alınan eşeki bilen bilir ya ben sakar raziye onun üstüne böyle bildiğin kolayı döküverdim, tüyleri böyle yapış yapış oldu onu yıkatmam lazım onunla uğraşıyım ben en iyisi!:D
Hadi ben kaçtım!
10 Mart 2011 Perşembe
Üniversite de kar tatili!
- Herkese nasip olcak türden bi olay değil. Kendimi şanslı ve özel hissediyorum bu konuda(tatil).Rektörümüzü de burdan kutluyorum sevimli bi insan olduğuna kanaat getirdiğim gündür bugün.
- Bugüne dair acayip güzel planlar var Büşra'yla Yağmur kısır yapcaklar çok şahane değil mi??? Oda arkadaşlarıma tapıyorum desem yeridir.
- Budapeşte' ye annemler izin verse de Ceyda'yla gitsek çok şahane olcak işte o zaman bu günü dünyanın en şahane günü ilan edebilirim.Para konusunda anlaşırsak bence olur ya olur dimiğğ? Neyse görcez artık bakalım..
- Odayı da toplamak lazım ya abla yerleri silmek için geldiğindeki yüz ifadesindeki dehşet izleri (tanımlayamadım galiba aman napıyım!) çok fenaydı. (Gerçekten çok kötü bi cümle oldu:))
- Winters bone u da izledim fena değildi. The kids are allright tan bin kat daha iyiydi bu açık ve net o filmi gerçekten izlemeyin değmez bence. Homofobik değilim de iyi yansıttığını düşünmüyorum olayları, o insanların ruh hallerini falan lez, gay olaylarının içinde saçma sapan bi yerde her şeyi çorba etmiş bi film. O insanların psikolojilerini bakış açılarını yansıtamamış işte ne çok sövdüm ama hakediyor.
- Ciddi ciddi bu aralar feci derecede kitap okuyorum keyifli de oluyor yani bi fincan neskafe eşliğinde.
- KISIR yiycem ben lan daha ötesi var mı ki?=)
- hadi ben kaçıyım gençler ve genç kalanlar...
6 Mart 2011 Pazar
Anlattım saçma sapan bişiler.
O kadar gaza geldim ki şu an yazı yazmak için elimde çay, dışarda kar tam bi atmosfer oluşmuş durumda. Dersin saat 1 de ne işin var burda yazı yazıyosun, yat zıbar dediğinizi duyar gibi oldum hafiften. Bu aralar böyle gün içersinde çok kestirdiğim için sabahları erken kalkıyorum, kahvaltı yapıyorum, gururla da söylüyorum ki düzenli bi hayata sahibim ben hehe:)
Deli gibi film izledim bu hafta sonu ne işine yaradı diye bi sorun? Vallla bilmiyorum can sıkıntısı işte. Sinem ve Zeynep'le buluşmamızda iyi oldu birbirimize vakit ayıramıyorduk benim dersler ,hastalık falan vs işte onları gördüğüme de mutlu oldum.
Bugün çok güleceğim gibi his var içimde histen de öte kesin! Üstü kapalı konuşuyorum çok gizemliyim nihaha evet napıyım o kadar özelimi buraya yansıtamam hıh:)
Yukardaki beni bu aralar sınıyor çok açık ve net bi gerçek bu yani. Ama isyan etmiycem ben tarzım değil herkesin başına gelir arada bu aralarda benim başımda sadece o kadar büyütmeye gerek yok kanımca.
Kolayla aramda bi sorun yok benim kolayı seviyorum önemli olan zoru başarmak derler kime neye göre zor ki? Hangisi zor? Ne zor? Stres yapmaya yaratmaya değer mi hep bi üst kademesi yok mu işin? Nereye kadar? Bunları düşüneceğine önüne gelince yap kardeşim! İcraata geç! Aman zor kim uğraşacak deme belki sen kolay hale getirirsin böylelikle olayları, yaşananları. Olgunlaşıyor muyum ben ya?? Yok yok aman diyim yok öyle bişi:))
O değil de yurt çok eğlenceli hale geldi bu haftasonu koptuk internetten fal bakmayı öğrendik (sayılır). Yatak falı kim kimin yatağında allahım sapıklık işte işsizlik başa bela ama koptuk ya inanılmaz komikti. Atmasyon atraksiyonlarda kattık olaya tabi özüne sadık kalmadık falın. Geyik muhabbeti işte en sevdiğim şey şu hayatta :)
Neyse insanlar kafanızı şişirdim yine ben kaçıyım hafiften kanımca madde madde yazmadım; ama böyle olmuyor ya kolayı seçicem ben yine galiba arada tat versin diye böyle yazıyım dedim tamam amma tuttunuz beni gidiyom ben:) Yine başlıkta takıldım nalet!
Deli gibi film izledim bu hafta sonu ne işine yaradı diye bi sorun? Vallla bilmiyorum can sıkıntısı işte. Sinem ve Zeynep'le buluşmamızda iyi oldu birbirimize vakit ayıramıyorduk benim dersler ,hastalık falan vs işte onları gördüğüme de mutlu oldum.
Bugün çok güleceğim gibi his var içimde histen de öte kesin! Üstü kapalı konuşuyorum çok gizemliyim nihaha evet napıyım o kadar özelimi buraya yansıtamam hıh:)
Yukardaki beni bu aralar sınıyor çok açık ve net bi gerçek bu yani. Ama isyan etmiycem ben tarzım değil herkesin başına gelir arada bu aralarda benim başımda sadece o kadar büyütmeye gerek yok kanımca.
Kolayla aramda bi sorun yok benim kolayı seviyorum önemli olan zoru başarmak derler kime neye göre zor ki? Hangisi zor? Ne zor? Stres yapmaya yaratmaya değer mi hep bi üst kademesi yok mu işin? Nereye kadar? Bunları düşüneceğine önüne gelince yap kardeşim! İcraata geç! Aman zor kim uğraşacak deme belki sen kolay hale getirirsin böylelikle olayları, yaşananları. Olgunlaşıyor muyum ben ya?? Yok yok aman diyim yok öyle bişi:))
O değil de yurt çok eğlenceli hale geldi bu haftasonu koptuk internetten fal bakmayı öğrendik (sayılır). Yatak falı kim kimin yatağında allahım sapıklık işte işsizlik başa bela ama koptuk ya inanılmaz komikti. Atmasyon atraksiyonlarda kattık olaya tabi özüne sadık kalmadık falın. Geyik muhabbeti işte en sevdiğim şey şu hayatta :)
Neyse insanlar kafanızı şişirdim yine ben kaçıyım hafiften kanımca madde madde yazmadım; ama böyle olmuyor ya kolayı seçicem ben yine galiba arada tat versin diye böyle yazıyım dedim tamam amma tuttunuz beni gidiyom ben:) Yine başlıkta takıldım nalet!
5 Mart 2011 Cumartesi
Bak geri döndün!
- Evet bloguma kavuştum velhasıl mutluyum huzurluyum bu konuda.
- Mal balıklarım beni özlemişler öyle dediler kendileri.
- Bunları sizler okuyabilecek misiniz? Sanmıyorum. Normalde okuyor muydunuz? Onu da bilmiyorum da hadi hayırlısı.
- Şu hastalığım geçsin tamamen kesin istanbul yolcusuyum bi gün bile olsa kararlıyım Canset'ten aldığım gazla yapıcam bunu.
- Otoketle aramı düzeltiyorum sevdim ben keretayı o da beni sevdi sanırım eğlenceli en azından ya ama C için aynı cümleleri sarf etmek bak o olmaz işte bi insanın en ufak bi anlayışı bile mi olmaz bakalım lablarda anlayacağımı ümit etmekteyim.
- Herkes yavaş yavaş İspanya'ya gelme eylemlerini gerçekleştirceklerini söylüyorlar bu da beni mutlu ediyor ne eğleniriz var yaaa oh şimdiden nasıl heyecanlıyım anlatamam.
- Çamaşır yıkamak ve ütülemekten nefret ediyorum. ANNE kavramının önemi bi kere daha yüzüme vuruluyor, çarpılıyor falan filan!
- Deli gibi düzenli bi hayata sahibim kahvaltı bile yapıyorum lan!
- Death note'u inatla izlicem bütün anime karşıtı arkadaşlarım, dostlarıma rağmen kusura bakmayın bence gayet hoş!
- Ne çok ünlem kullandım, nokta yetmiyor artık.
- Black swan'ı hala izlemedim ama planlarım arasında var onu da yapcam bi ara.
- hadi hoşçakalın beybiler!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!
1 Mart 2011 Salı
aşk tesadüfleri sever mi???
Ya bu başlıkta yaratıcılıkta gerçekten üstüme tanımıyorum kimse kusura bakmasın.
Çok sade, süsten uzak, sanatsal olgularla insanı boğan bir film olmaması beni mutlu etti açıkçası. Bir kere ankara gençliğini iyi yansıttığını düşünüyorum gerçekten. Kızın arkadaşıyla dertleşirkenki mekanlar ağlaması falan arkadaşının yanında aynı kendimi hatırlattı bana. Direk bizim kızlarla dertleşmelerimiz geldi aklıma mal mal biralarımızı yudumlarken birimiz salya sümük ağlarken diğerinin dinlemesi.. Evet ya biz geldik aklıma çok hoşuma gitti. Ama film boyunca karar veremediğim tek şey aşk tesadüfleri sever mi? işte bu soruyu ben pek cevaplayamadım ya yani kızın kalbiyle yaşıyosun kız yok bu tesadüfleri sevdiğinin göstergesi mi gerçekten tamam saçmalıyorum ama öyle ya ne biliyim. Bu arada yediğim çiğ köftenin acısıyla uyuşmuş durumdayım şu an yazarken gözlerimden ateş falan çıkıyor o derece. Neyse konumuza dönelim. Ağlamayacağım dedim kendi kendime başarılıydım da ya bence.Yani şöyleki iki kuzenimde bi yanımda ağlamaktan gözleri şişti diğer yanımdaki kız artık sevgilisinin kollarında filmin tek bi sahnesini bile doğru düzgün seyretmeden böğürerek ağladı abartmıyorum gerçekten. EEE mahalle baskısı gibi bişi oldu tam filmin sonunda iki damla yaş süzüldü gözlerimden itiraf ediyorum ama tamamen mahalle baskısı yani bana kalsaaaaa.... kısacası görülmeye değer bir film kanımca yani vaktinizi harcayabilirsiniz. Yarın da sinemaya gitcem de neye gitsem acaba evet C ödevim dururken ben bunlara kafa yormalıyım hıhı evet.
Hayat da iyi güzel hoş yüz kaslarıma hakim oldukça daha da bi güzelleşiyo her şey az bişi kaldı düzeldim düzeldim.
Yaşamak güzel şey kendinize iyi bakın gençler ve genç kalanlar !!!!!!
Bu arada yarın ne kadar ders free ne kadar güzel bi gün olacak yaaaa iki saat dersten sonra boş ohhhhh :D:D
Çok sade, süsten uzak, sanatsal olgularla insanı boğan bir film olmaması beni mutlu etti açıkçası. Bir kere ankara gençliğini iyi yansıttığını düşünüyorum gerçekten. Kızın arkadaşıyla dertleşirkenki mekanlar ağlaması falan arkadaşının yanında aynı kendimi hatırlattı bana. Direk bizim kızlarla dertleşmelerimiz geldi aklıma mal mal biralarımızı yudumlarken birimiz salya sümük ağlarken diğerinin dinlemesi.. Evet ya biz geldik aklıma çok hoşuma gitti. Ama film boyunca karar veremediğim tek şey aşk tesadüfleri sever mi? işte bu soruyu ben pek cevaplayamadım ya yani kızın kalbiyle yaşıyosun kız yok bu tesadüfleri sevdiğinin göstergesi mi gerçekten tamam saçmalıyorum ama öyle ya ne biliyim. Bu arada yediğim çiğ köftenin acısıyla uyuşmuş durumdayım şu an yazarken gözlerimden ateş falan çıkıyor o derece. Neyse konumuza dönelim. Ağlamayacağım dedim kendi kendime başarılıydım da ya bence.Yani şöyleki iki kuzenimde bi yanımda ağlamaktan gözleri şişti diğer yanımdaki kız artık sevgilisinin kollarında filmin tek bi sahnesini bile doğru düzgün seyretmeden böğürerek ağladı abartmıyorum gerçekten. EEE mahalle baskısı gibi bişi oldu tam filmin sonunda iki damla yaş süzüldü gözlerimden itiraf ediyorum ama tamamen mahalle baskısı yani bana kalsaaaaa.... kısacası görülmeye değer bir film kanımca yani vaktinizi harcayabilirsiniz. Yarın da sinemaya gitcem de neye gitsem acaba evet C ödevim dururken ben bunlara kafa yormalıyım hıhı evet.
Hayat da iyi güzel hoş yüz kaslarıma hakim oldukça daha da bi güzelleşiyo her şey az bişi kaldı düzeldim düzeldim.
Yaşamak güzel şey kendinize iyi bakın gençler ve genç kalanlar !!!!!!
Bu arada yarın ne kadar ders free ne kadar güzel bi gün olacak yaaaa iki saat dersten sonra boş ohhhhh :D:D
25 Şubat 2011 Cuma
hayat şaka gibi.
- uzun süre sonra sizlerleyim yine yine yeniden.
- hastayım hafif bi yüz felci geçiriyorum endişelencek bişi yok geçicekmiş.
- ilaçlar iğrenç sormayın sevmiyorum onları aslında iyi kafa yapıyolar ama hoş değil.
- evet farkettiğiniz üzere fazla yazasım yok.
- dersler her zamanki gibi ağır ama bugün calculusu nihayet anladım sanırım.
- çizim dersi çok ilginç bilinçsizce yapılan bi aktivite, iyiki bilgisayar okumuyorum bu arada onu da belirtmek isterim okuyanlara allahtan kolaylık diliyorum.
- ağzım burnum yerinde merak etmeyin öle iğrenç bi görüntüm yok:)
- yazmak iyi geldi şu an gerçekten .
- soğuk hava çarpar affetmez haberiniz olsun kendinize iyi bakın gençler sağlık hakkaten en önemli şey şu hayatta anneanne gibi hissettim kendimi şu an .
- pazar günü aşk tesadüfleri severe gidiyim bi bakıyım neymiş ne değilmiş yorumlarımı yazarım merak etmeyin.
- oscarlar için heyecanlı değilim ben pek de heyecanlı olan şirin iki tip tanıyorum onlara uykusuz geçecek olan gecelerinde başarılar diliyorum:)
- hoşçakalın!
7 Şubat 2011 Pazartesi
anneğğğ ben vampir oldum.
Saat resmen 4 evet sabah 4 ve ben ayaktayım gram uyku yok gözlerimde. Ne biçim bi mahlukat oldum ben nerde o 11-12 lerde yatmalar.. Ama ben biliyorum hep bu arabada uyuklamalar yüzünden oluyor bu evet evet onun bi sonucu olmalı.Yoksaaaa ben kesinlikle sana ihanet etmem UYKU sen benim en sevdiğim şeysin şu hayatta dostlar akrabalar alınmasın ama(neydi o haa sözüm meclisten dışarı) hakkatten de şahane bişi değil mi sorarım size?. Bi de meyve falan yiyim, hafif olsun gece gece dedim, meyveyi kesiyim derken parmağımı doğradım resmen . Kan kaybından ölcektim! Zaten kansızım peçeteye ulaşana kadar emiyim de bari boşa gitmesin dedim. Hakkatten tadı iğrenç demir yemişsin gibi "demir yedin mi?"diyeceksiniz hayır yemedim ama olur ya öyle yemediğin bişiyin tadını bilir gibi olursun, inkar etmeyin size de kesin olmuştur! Gece yaşıyorum, kan emiyorum... Vampir miyim anne ben?!! Cevap: işsizsin!
4 Şubat 2011 Cuma
Hanimiş benim EFESİM!
Evet anlaşıldığı gibi maçtan bahsedeceğim ama baştan söyleyeyim bu kesinlikle teknik dille olmayacak zaten öyle anlatacak teknik dilimde yok!
Bizim burdaki türk aileleri toplaştık ve gittik maça acayip heyecan var tabi. Toplasan 25-30 kişi varız ama hayalimiz oraya gidince bi sürü türkle karşılaşmak hani ama tabi öyle sesimizi duyurabilecek kadar olsa kafi yani. Bi gittik bizim haricimizde tabiki de türk vardı ama 50-60 kişiyi geçmez. 100 kişiyiz işte böyle sesimiz duyulmuyor etmiyor sağlık olsun kalbimiz onlarla diyip izledik maçı..
Başta her şey toz pembe farkı açtık biraz rahatız tabi yüzlerde gülümseme madridlilerin çıtı çıkmıyor inanılmaz keyifli ehe ehe. Maç ilerledikçe tabi pembe gözlükler çıkartıldı yavaş yavaş saçlar başlar tel tel yolunmaya başlandı. Bu anlattıklarım benim için de geçerliydi ama tam işte bu pembe gözlüklerin çıktığı sırada yanımızdaki mal bi adama takıldık biz kardeşimle. Adam ispanyol. Madrid her sayı attığında adam otomatiğe bağlamış gibi aynı hareketleri sergiliyor. Bu hareketleri aşamalara ayırdık eve geldiğimizde Göktuğ yla, evet maçın ayrıntılarını değil o adamı konuştuk hıhı evet.
Aşamalar şunlardı:
Bu arada maç çekişmeli falan kardeşim adam yüzünden hem gülüyor hem de siniri bozulmuş durumda hem sesimizi duyuramıyoruz hem hem hem.. Neyse maç bitti üzgünüz gerçekten. Göktuğ dedi ki "Beni iyi izle." ben de meraklandım "tamam "dedim. Kola almıştık maçın heyecanından olsa gerek içmeyi unuttuk neyse Göktuğ kendininkini bi güzel yanlışlıkla dönerken ispanyola döktü. "PERDON" dedi falan aksilik işte hay allah(!). Sonra sevgili kardeşim dönüp bana "kola gerçekten insanın içini soğutuyor" dedi. İntikam soğuk yenen bi yemek ne de olsa dikkat etmek lazım..
EFES CANDIR!
21 numaralı bilete sahip olmam da sevindirdi bu arada beni:))
Hadi gençler ve genç kalanlar kendinize iyi bakın!
Bizim burdaki türk aileleri toplaştık ve gittik maça acayip heyecan var tabi. Toplasan 25-30 kişi varız ama hayalimiz oraya gidince bi sürü türkle karşılaşmak hani ama tabi öyle sesimizi duyurabilecek kadar olsa kafi yani. Bi gittik bizim haricimizde tabiki de türk vardı ama 50-60 kişiyi geçmez. 100 kişiyiz işte böyle sesimiz duyulmuyor etmiyor sağlık olsun kalbimiz onlarla diyip izledik maçı..
Başta her şey toz pembe farkı açtık biraz rahatız tabi yüzlerde gülümseme madridlilerin çıtı çıkmıyor inanılmaz keyifli ehe ehe. Maç ilerledikçe tabi pembe gözlükler çıkartıldı yavaş yavaş saçlar başlar tel tel yolunmaya başlandı. Bu anlattıklarım benim için de geçerliydi ama tam işte bu pembe gözlüklerin çıktığı sırada yanımızdaki mal bi adama takıldık biz kardeşimle. Adam ispanyol. Madrid her sayı attığında adam otomatiğe bağlamış gibi aynı hareketleri sergiliyor. Bu hareketleri aşamalara ayırdık eve geldiğimizde Göktuğ yla, evet maçın ayrıntılarını değil o adamı konuştuk hıhı evet.
Aşamalar şunlardı:
- adam seyir halindedir, gergindir ama sakindir.
- madrid topu deliğe sokar, adam hızlıca yerinden zıplar, aynı anda kolunu kaldırmaya başlar.
- kolunu gerekli seviyeye getirdikten sonra elini yavaşça pozisyona sokar evet artık orta parmak havadadır.
- orta parmak havalandıktan sonra adam ispanyolca konuşmaya başlar bana bi kaç kelime dışında çince gibi geldiği için pek bi fark yaratmamıştı bu durum ama sayın Göktuğ bey sinirlenmiş bi biçimde çevirdi bana söylediklerini ve ben de sinirlendim hem de çok.
- söylediği ise " Alın alın bu size girsin işte böyle g.t olursunuz efes alın bakalım sizi g.t herifler alın alın beğendiniz mi?" (bu tabi hafifletilmiş ve kısaltılmış hali her sayıdan sonra baya bu şekilde ana avrat düz gidiyor adam)
Bu arada maç çekişmeli falan kardeşim adam yüzünden hem gülüyor hem de siniri bozulmuş durumda hem sesimizi duyuramıyoruz hem hem hem.. Neyse maç bitti üzgünüz gerçekten. Göktuğ dedi ki "Beni iyi izle." ben de meraklandım "tamam "dedim. Kola almıştık maçın heyecanından olsa gerek içmeyi unuttuk neyse Göktuğ kendininkini bi güzel yanlışlıkla dönerken ispanyola döktü. "PERDON" dedi falan aksilik işte hay allah(!). Sonra sevgili kardeşim dönüp bana "kola gerçekten insanın içini soğutuyor" dedi. İntikam soğuk yenen bi yemek ne de olsa dikkat etmek lazım..
EFES CANDIR!
21 numaralı bilete sahip olmam da sevindirdi bu arada beni:))
Hadi gençler ve genç kalanlar kendinize iyi bakın!
2 Şubat 2011 Çarşamba
heyooooooo!
- Evet başlık bulamadım, saçmaladım.
- Size dünyanın en sıkıcı işini söyleyeyim mi? Hazır mısınız? Gezi yazarlığı! Hiç bir şeyi yazarken insan daha fazla sıkılamaz gerçekten buna inanın. Alırım elime fotoğrafları isteyenler gelir yamacıma oturur bende anlatırım paşa paşa; şu şu, bu bu falan valla kasmaya gerek yok. Evet kararım budur ben zevkli falan olur sanıyordum yok arkadaş öyle değil işkence! Evet isyan ettim şu an.
- O değil harbi güzel, eğlenceli bir tatil oldu benim için. Babam burda kral olduğu için her gün ayrı bi veziri bizi akşam yemeğine alıyor bir sürü cici mamalar falan yiyiyorum bi de malum olan anne kahvaltıları harbi harbi kilo falan aldım herhalde..
- Babamın hayatıma aksiyon getirmesi kadar absürt(böyle yazılmıyor muhtemelen) bir şey yok şu hayatta!
- O da değil Efes pilsen maçına gidiyorum Madrid de o da ayrı bi dava kendi ülkemde gitmem Allahım yareppim bazen kendime kızıyorum ama bir yandan da milli bir mesele bu yani buralarda bi de yenseler ki tabiii ki yenecekler bak gurura ,Türk ün şanına o zaman tadından yenmez.
- Ben hep söylüyorum arkadaşlarım bakın yazın İspanya ya bekliyorum , annem bir orduyu yedirmeye içirmeye razı babam desen kral burda bakın bu fırsat kaçmaz diyorum başka bir şey demiyorum. Yalnız küçük bir detayı atlamamak lazım yalnız bir buçuk ay ben buralarda takılabileceğim malum fizikten kaldık yaz okulu falan olayları olacak ama ben burda olmasam bile annemler burda haberiniz olsun dilediğiniz gibi gelin ilgilenirler!
- Hayatı doya doya yaşamak lazım bu bir klişe değil bana göre Defne Joy Foster bile gitti.. Hoş değil hem de hiç bayaaaaa üzüldüm. Off bi de oğlu varmış ya neyse tamam kapattım konuyu.
- Ailemi baya özlemişim yani iyi oldu bu tatil de dostlar siz de özleniyorsunuz kıymetlisiniz benim için ona göre ayağınızı denk alın. Onur Burak skype ımı açamıyorum çünkü onun için açtığım sahte msn adresimi hatırlamıyorum, yeni bi tane daha alsam onu da unutacağım zaten, her zamanki msn imi kullanamıyorum onu da burda uzun uzun anlatmak yersiz anlayacağın o iş yaş=)
- İnsanların blogları 800 kere görüntülenmiş benimki de o günleri görsün nolur!
- Bir de kardeşimi gördünüz beğendiniz şeker bir şey uzaktan anlayabiliyorum ama bunu böyle siz dile getirdikçe bu çocuk havalı şimdi zaten daha da böyle bir havalanıyor. Ablasına çekmiş egosu şişik patlıycak diye korkuyorum. Bi de benden şirin olmasın kıskanıyorum ulen!
- Ulca babamı benden fazla seviyor diye bi endişe var içimde hehe=)
- Hadi benden bu kadar cicişler yazmak istemiyorum ama yazdım nasıl bi insanım ben?
- çözen bana da anlatsın.
- Ceyda ceyda ceyda ceyda ceyda ceyda ceyda daha bi anlamlı oldu şimdi yazı!!!!(affedildim mi?)
- BYE! oğlum bi de ADİOS! yazıyım çok istedim.
27 Ocak 2011 Perşembe
salamanca
merhabalar arkadaşlar! gezi yazısı kavramının yandan yemişi olan yazılarıma devam edeceğim anladığınız üzere.. hadi başlayalım..
Salamanca çok eski bi şehir resmen bi tarih. İspanyollar da bu tarihe gözleri gibi bakıyolar. Görseniz her yer tertemiz, binalar sapasağlam tarihi dokusu hiç bozulmamış. Adamlar tarihlerine değer veriyorlar!( biz olsak.. neyse)
Bu tarihi önemseyen bi tek İspanyollar değil. UNESCO da 1988 yılında Dünya Miras Listesine katmış Salamanca şehrini!
Salamanca nın çok güzel binalarından biri de hatta ikisi üçü de üniversite evet o binalar üniversite!Zaten şehrin nüfusunun nerdeyse yarısını üniversite öğrencileri oluşturuyor.
şimdi şöyle bişi de var bu üniversitenin üstündeki kabartmalar var ya işte onu yapan insan oralara bi yerlere bir tane kurbağa saklamış bunu kitaptan okudum ve inanın tam iki saat boyunca aradık onu ve zafer bizimdi tabi bulduk yoksa gidip bi tane daha alcaktım o kitaptan orda söylüyordu.
Burda pek belli değil ama sütunda üç tane kafa var, onlardan en soldakinin kafasının üstünde evet adam bunun için uğraşmış hakkatten ilginç! Sanat işte naparsın?..
Bi de bir prensesin evini gezdik şu an kütüphane olarak kullanılıyor ayrıca deniz kabuklu ev diye de geçiyomuş.
26 Ocak 2011 Çarşamba
ispanya vol.2
- Hola ! bu kelimeyi o kadar çok kullanıyorum ki artık benliğimden bir parça oldu adeta.. (tek kullandığım ispanyolca sözcük galiba" herkes der nolcak" havalarına girmeyin her yiğidin harcı değil tamam mı?!) Evet bu ispanyolca bilmeme olayı beni biraz geriyor anlaşıldığı üzere ama yavaş yavaş ilerleme kaydediyorum inanın.
- Bugün Sol de gezerken (madrid in ana meydanı bizim kızılay falan gibi oluyor sanırsam) yolda ilerliyorum bi yandan vitrinlere bakıyorum falan bi de şarkı söylüyorum hafiften bi grup genç insan aa türk diye geldiler sardılar etrafımı. Bi mutlu oldum türkçe konuşunca anlatamam üniversite gençliği bazısı pariste okuyomuş bazısı odtü kalan da bilkentteymiş. Mutlu mesut muhabbet falan ettik. Bu kadar mıydı diyeceksiniz evet bu kadardı:)
- Burda değişik sistemler var trafiğe akıl almaz derecede önem veriyor adamlar. Ada sistemi diye bir şey.Böyle her yer kavşak (ortasında hani böyle yuvarlak bişi olan kavşaklar var ya genelde çiçek falan ekiyolar güzel görünsün diye işte o kavşaklardan)nerdeyse hiç trafik lambası yok adamlar çok zekice bi iş yapmışlar kanımca takdir ettim yani hem enerjiden tasarruf resmen, çevre mühendisiyim evet böyle şeylere önem veriyorum:)
- Buraya gelenler ingilizcesine güvenip gelmesin burgerda bile işe yaramıyor düşünün yani o derece. İspanyolca yaygın bi dil ya hani adamların umurunda değil ingilizce iyi bişi mi peki? orası tartışılabilir tabi. Şöyle bişi de var tabi madrid mesela avrupa nın en çok turist çeken mekanıymış ama adamlar ingilizce bilmiyor ve bunun için bi kanal açılmış sırf ingilizce öğretiliyor kanalda falan. Ama insanları sevecen ve samimi anlaşmakta güçlük çekmiyosun işaret diliyle anlaşılıyor tabi ispanyolcanın yetmediği yerde.
- Salamanca diye bi şehir daha var. İnanılmaz güzel her yeri tarih ve gençler yoğunlukta İspanya nın öğrenci şehri olarak geçiyor bizdeki Eskişehir gibi. Burda her şehrin bi ana meydanı var buluşulması gerekiyorsa insanlar genelde bu meydanlarda buluşuyorlar. Salamanca nın meydanı da çok güzel, sıcak çikulatası da.
- Görüntüler Salamanca meydanından!
- Salamanca için daha büyük planlarım var yarın veya öbürsü gün daha detaylı olarak anlatıcam onu da. Aynı şey madrid içinde geçerli fotoğrafları bi yükleyeyim daha güzel ispanya yazıları sunacağım size.
- Kendinize iyi bakın beybiler!
21 Ocak 2011 Cuma
İspanya vol.1
Merhabalar Herkese!
Sizlere Türkiye´den İspanya´ya gelirken karşılaştığım olayları anlatacağım hazırsanız başlayalım..
Şimdi sabahın köründe uyandım bi araba gelip beni alacaktı. Babam MSB yurtları diye adres verince adam doğal olarak oran MSB lojmanlarının içindeki yıldız erkek yurduna doğru yol almış kız yurdu da orada zannetmiş. Ben adamı bekliyorum o da beni bekliyormuş meğer. Adam beni aradı ben de yanlış anlaşılmayı giderdim tandoğandayım bekliyorum dedim neyse bi on beş dakika sonra adam geldi ve beni aldı, havaalanına doğru harekete geçtik. Bir yandan çaktırmamaya çalışıyorum ama yetişemeyeceğiz diye de yusuf yusuftum açıkçası. Neyse ki yetiştik trafik yoktu.
havaalanına girdim gayet rahat biletimi aldım, elimi koymuş gibi buldum gitmem gereken yerleri, prosedürleri tamamladım ve en sonunda beklemem gereken kapının önüne gittim, baktım daha neredeyse bir saat var kapının açılmasına ben de oradaki dükkanları falan gezdim vakit geçti.
Uçağa bindim bagajım küçük olduğundan yanıma almıştım. Koltuğumu buldum üste koycaktım bagajı küçücük bişiyim kaldıramadım tam bi adam hemen yardımcı oldu sağolsun. Adama teşekkür etcektim, baktım bi tanıdık geldi, o korkunç yüzü asla unutamazdım=) Şu hanımın çiftliğinde oynayan bir adam Hakan Boyav geldi yanıma da oturdu bi güzel. "Siz oyuncusunuz değil mi?" diye sordum(yanımdayken adını bilmiyodum sadece anneannemlerde kaldığım sırada çok izlediği için ve adamın da çok korkunç bi tipi olduğu için siması aklımda kalmış adamla ilgili bişi bilmiyorum kısacası) o da "Evet" dedi . Öyle muhabbet ettik sinema tiyatro falan güzeldi adam görüntüsü gibi korkunç değildi. Ünlü biriyle tanıştıktan sonra ben İspanya´ya doğru gitmek üzere yolculuğuma devam ettim.(tanışmasaydım gidemezdim falan:p)
Hayatımın en bitmez koridoruna girdim. Kim bilirdi iç hatlardan dış hatlara geçmenin bu kadar zor olduğunu.. Koridorda bi elimde bagaj, sırtımda çanta, diğer elimde sırt çantama sokmaya çalıştığım bilet ve pasaport.. Zor durumdayım anlayacağınız o sırada bi de telefonum çaldı Öökü arıyo durumum iki kat zorlaştı neye dikkatimi vereceğimi şaşırdım Öökü´ye cevap verirken bagajı kontrol edemiyorum, bagajı kontrol edicem diye Öökü´nün dediğini kaçırıyorum falan yani iki işi bir arada yapamadığımı çoğu insan bilir merak etmeyin bildiğinizden şaşmadınız insanlar. Neyse telefonu kapattık ve koridorun başarıyla sonuna geldim.
Kapımı buldum rahatladım bekliyorum.( "210" no´lu kapı!. ). Yanıma italyan bi tip geldi (o 209 nolu kapıyı bekliyodu)oturdu. "Adım Fabio" dedi (o an anlamalıydım bi bokluk olduğunu). Neyse ben de adımı söyledim falan nasılsın nereye gidiyosun muhabbeti döndü. Sonra sustuk seni bir daha görmek istiyorum dedi. Ben de şaşırdım ne falan dedim. Bu iyice coştu seninle masal gibi bi aşk yaşayalım mı dedi hadi seninle masal yazalım dedi. Ben de höst dedim bunu gerçekten dedim ahaha=) Ama yani adamın adı Fabio yani ne bekleyebilirsin ki sapık işte safım tabi ben ingilizcem gelişcek düşüncesi var bende muhabbet ederken . Neyse bi daha görüşmemek dileğiyle falan dedim höstten sonra uzaklaştım adamdan. Tam o sırada da işte benim uçağın kapı numarasının değiştiği anons edildi ben de tüydüm o ortamdan.
Sonra olaylar normalleşti gayet rahat geldim İspanya´ya. Bu arada uçak havadayken iyi güzel hızlı da karadayken tam bir kaplumbağa uyuz ediyor insanı!
Hadi kendinize iyi bakın gençler ve genç kalanlar.. Napıyoruz Fabio görünce kaçıyoruz erkek olsanız bile kaçın çok ciddiyim!
Sizlere Türkiye´den İspanya´ya gelirken karşılaştığım olayları anlatacağım hazırsanız başlayalım..
Şimdi sabahın köründe uyandım bi araba gelip beni alacaktı. Babam MSB yurtları diye adres verince adam doğal olarak oran MSB lojmanlarının içindeki yıldız erkek yurduna doğru yol almış kız yurdu da orada zannetmiş. Ben adamı bekliyorum o da beni bekliyormuş meğer. Adam beni aradı ben de yanlış anlaşılmayı giderdim tandoğandayım bekliyorum dedim neyse bi on beş dakika sonra adam geldi ve beni aldı, havaalanına doğru harekete geçtik. Bir yandan çaktırmamaya çalışıyorum ama yetişemeyeceğiz diye de yusuf yusuftum açıkçası. Neyse ki yetiştik trafik yoktu.
havaalanına girdim gayet rahat biletimi aldım, elimi koymuş gibi buldum gitmem gereken yerleri, prosedürleri tamamladım ve en sonunda beklemem gereken kapının önüne gittim, baktım daha neredeyse bir saat var kapının açılmasına ben de oradaki dükkanları falan gezdim vakit geçti.
Uçağa bindim bagajım küçük olduğundan yanıma almıştım. Koltuğumu buldum üste koycaktım bagajı küçücük bişiyim kaldıramadım tam bi adam hemen yardımcı oldu sağolsun. Adama teşekkür etcektim, baktım bi tanıdık geldi, o korkunç yüzü asla unutamazdım=) Şu hanımın çiftliğinde oynayan bir adam Hakan Boyav geldi yanıma da oturdu bi güzel. "Siz oyuncusunuz değil mi?" diye sordum(yanımdayken adını bilmiyodum sadece anneannemlerde kaldığım sırada çok izlediği için ve adamın da çok korkunç bi tipi olduğu için siması aklımda kalmış adamla ilgili bişi bilmiyorum kısacası) o da "Evet" dedi . Öyle muhabbet ettik sinema tiyatro falan güzeldi adam görüntüsü gibi korkunç değildi. Ünlü biriyle tanıştıktan sonra ben İspanya´ya doğru gitmek üzere yolculuğuma devam ettim.(tanışmasaydım gidemezdim falan:p)
Hayatımın en bitmez koridoruna girdim. Kim bilirdi iç hatlardan dış hatlara geçmenin bu kadar zor olduğunu.. Koridorda bi elimde bagaj, sırtımda çanta, diğer elimde sırt çantama sokmaya çalıştığım bilet ve pasaport.. Zor durumdayım anlayacağınız o sırada bi de telefonum çaldı Öökü arıyo durumum iki kat zorlaştı neye dikkatimi vereceğimi şaşırdım Öökü´ye cevap verirken bagajı kontrol edemiyorum, bagajı kontrol edicem diye Öökü´nün dediğini kaçırıyorum falan yani iki işi bir arada yapamadığımı çoğu insan bilir merak etmeyin bildiğinizden şaşmadınız insanlar. Neyse telefonu kapattık ve koridorun başarıyla sonuna geldim.
Kapımı buldum rahatladım bekliyorum.( "210" no´lu kapı!. ). Yanıma italyan bi tip geldi (o 209 nolu kapıyı bekliyodu)oturdu. "Adım Fabio" dedi (o an anlamalıydım bi bokluk olduğunu). Neyse ben de adımı söyledim falan nasılsın nereye gidiyosun muhabbeti döndü. Sonra sustuk seni bir daha görmek istiyorum dedi. Ben de şaşırdım ne falan dedim. Bu iyice coştu seninle masal gibi bi aşk yaşayalım mı dedi hadi seninle masal yazalım dedi. Ben de höst dedim bunu gerçekten dedim ahaha=) Ama yani adamın adı Fabio yani ne bekleyebilirsin ki sapık işte safım tabi ben ingilizcem gelişcek düşüncesi var bende muhabbet ederken . Neyse bi daha görüşmemek dileğiyle falan dedim höstten sonra uzaklaştım adamdan. Tam o sırada da işte benim uçağın kapı numarasının değiştiği anons edildi ben de tüydüm o ortamdan.
Sonra olaylar normalleşti gayet rahat geldim İspanya´ya. Bu arada uçak havadayken iyi güzel hızlı da karadayken tam bir kaplumbağa uyuz ediyor insanı!
Hadi kendinize iyi bakın gençler ve genç kalanlar.. Napıyoruz Fabio görünce kaçıyoruz erkek olsanız bile kaçın çok ciddiyim!
15 Ocak 2011 Cumartesi
bişiler söyleyeceğim şimdi ben!
- ''Son ayin'' diye bi film görürseniz hemen ordan uzaklaşın onu CD-ROM a sakın takmayın, sorgulamayın sadece uzaklaşın!
- Babalar gününde babaya gömlek alınır bu böyledir yani kural gibi bir şey. Baba hediyesi diyince gömlektir yani hıhı evet.
- hıhı evet'ler hayatımdaki Uğur Gürsoy esintileridir.
- Büşra'nın vahşet sahnelerini izleme şekline hayranım kıçını ekrana dönüp Nagihan'a da bakma demesi ve aynı anda'' Ne oluyo Nagihan anlatsana!!!!!'' diye bağırışı ve Nagihan'ın sabırla Büşra'nın her dediğine uyma çabası gerçekten görülmeye değer.
- Geç bulup çabuk kaybetmek gibi olaylar her zaman var şu hayatta nalet olsun.
- Geçen maillerimi kontrol edeyim dedim babam bir şey yollamış şey yazıyo ''Bak kardeşin ne kadar büyüdü.'' Ben de merak ettim baya baktım açtım fotoyu, karşıdan yükledim öyle denir ya internette neyse meğer kardeşim takma bıyık takmış falan babamdaki espri anlayışı işte benden de fazla bir şey beklememek lazım ama şirin fotoydu itiraf etmek gerekirse.
- Arda'nın yeni temasını beğendim baya başarılı bence.
- ''İngilizce sınavı nasıl geçti?'' sorusuna bi türlü bi cevap bulamıyorum, anlamıyorum çünkü nasıl geçtiğini mal gibi kalıyorum bi cevap bulmak lazım bu tür sorulara felsefe sorusu gibi bi çeşit kısır döngü bu soru!
- Cana da gelmesin mala da gelmesin arkadaş niye hep bi seçime zorlanıyoruz.
- Şu içki yasakları da saçmalık 24 yaş mı??İçinizdeki öküzlere dur deyin lütfen sayın hökumet!
- Şu odtü de hakkatten ''ilan-ı'' aşk yapan adamın iyi cesareti varmış herkes de ben de yani bu herkesin içindeyim seferber oldu facebookta paylaşan paylaşana ilanı=)
- Yazım ve noktalamaya dikkat etmeye çalıştım bu sefer zor işmiş.
- Klasik bi axel rudi pell şarkısıyla magic'le veda etmek isterim (radyo programı gibi oldu gerçi bi iki(üç dört de olabilir) hafta önce Hicri abinin programında dinlemiştim ordan geldi aklıma=))
- Büşra'yla uğraşcam görüşürüz sonra kendinize iyi bakın!
12 Ocak 2011 Çarşamba
Fox
Bu benim miniğim fox.. Kendisi aşırı şımarıktır tam bi şebek. Küçükken süt içemezdi zaten annesinden erken ayrılmış bi de köpeklerde binde bir görülen bi hastalığı vardı süt içince kusuyodu falan . En hastalıklısını seçer benim ailem hiç affetmez. Ama şimdi iyi sapasağlam eşek.
İlk gelişini hatırlıyorum. binbir ısrar kıyamet sonucu göktuğ'yla annemi ikna ettik bi gün dersaneden eve döndüm kapıyı açtılar dünyanın en şirin şeyiyle karşı karşıya kaldım . Kucağıma aldım tirtir titriyordu çok korkmuştu üstünü örttüm evi gezdik beraber sonra uyuyakaldı. Ertesi sabah uyandık bıdık poposunu sallaya sallaya geziyo küçücük de bişi annem sürekli kuyruğuna basıyo falan .. Biz de safız süt veriyoruz içsin diye bi fena oldu bu kusuyo küçücük şeyden o kadar kusmuk nasıl çıktı anlamadım. tabi panik olduk annem başladı ''Al işte aldırdınız bana hayvanı bakamıycaz ölcek bu şimdi hep sizin yüzünüzden...'' diye klasik anne dırdırı işte. Neyse annemle aldık fox'u veterinere götürdük hayvan hissetti mi ne sokamadık bi türlü içeri nasıl direniyor en sonunda kucağıma aldım girdik içeri İlker abi hoşgeldiniz falan dedi derdimizi anlattık bi bakalım dedi ve fox 'u elimden almasıyla fox'un adamın üstüne işemesi bir oldu=) Annem hala söyleniyo ''hep bunlar yüzünden bakamadık biz bu hayvana..'' sanki yıllardır bakıyoruz hasta ettik hayvanı daha bi gün geçirdik yani!
İlker abi işte açıkladı süt içemiyo az rastlanan doğuştan gelen bi hastalığı olduğunu söyledi ama süt içirmezsek bişi olmıycağını da ekledi. Annem ne dese beğenirsin '' hep sizin yüzünüzden hasta olanı seçtiniz '' İlker abi güldü tutamayıp kendini onu görünce ben de koptum. Nese fox'umuzu aldık evimize döndük.
o günden sonra değişmeyen tek bişi vardı fox'un İlker abiye karşı olan tutumu, her zaman işedi onun üstüne istisnasız=)
Bi gün lojmanda annem bunu gezmeye çıkarmış bizim lojmanda da kocaman kocaman sokak köpekleri var bi de saldırganlar harbi köpekli bi teyze daha vardı ona saldırmışlardı kadın o günden beri köpeğini gezdirmeye çıkardığında yanına bi de kocaman bi dal parçası alıyodu. Neyse annemin fox la olan gezintisine dönelim tam köşeyi dönmüşler sokak köpeklerinden biri karşılarına çıkmış hırlamış falan bizim fox da küçücük boyuyla kafa tutmaya havlamaya başlamış sokak köpeği uyuz olmuş tabi o da havlamaya başlamış o sırada annemin elinden tasma kayınca fox koşmaya başlamış falan kocaman köpek önden bizimki arkadan ilerliyomuş annemde arkalarından koşmuş yetişememiş. Çok üzülmüş aramış ama fox u bi türlü bulamamış umudu kesince eve geri dönmeye karar vermiş. Binadan içeri girmiş 4. kata çıkmış bi bakmış bizim şebek kapının önünde oturmuş bekliyo. Annem çok sevinmiş tabi artık bi evladı gibi gördüğünden..
Bu hikayede şaşırdığım olay şu kocaman köpek neden fox'tan kaçmış? fox onu nereye kadar kovalamış? bunları hiç bilemiyceğim ama arada sırada bu hikaye aklımı kurcalamıyo değil. bi de bıcırıka bak sen evin yolunu da bulmuş o günden önce hiç tasmasız dolaşmamıştı ama demek ki tasmaya da gerek yokmuş niyeti yine eve dönmekmiş. Annem bi de evin yolunu da bulmuş evini de bilirmiş diye oturup ağlamaz mı.. Ailenin bi parçası olduğu kesin fox un anlıycağınız..=) ona bu blogda yer vermeseydim olmazdı!
11 Ocak 2011 Salı
- merhabalar!
- o değil ilk defa havaalanına tek başıma gitceğim için deli gibi heyecanlyım. Ya yolumu bulamazsam iç hatlardan dış hatlara geçemezsem. bavulu yanlış yere verrsem o ayrı diyarlara ben ayrı diyarlara gidersem ya ben yanlış uçağa binersem aktarma yapamazsam ya uyuyakalırsam ya ya ya:( evet çok korkuyorum bi yandan bana büyüdüğümü hatırlatıyor gerçekten ne alaka bilmiyorum sanki tek başına uçağa binmek büyüdüğünün göstergesi.. her neyse böle işte
- bu aralar üşengeçliğim üzerimde (her zaman üşengeçsin dediğinizi duyar gibiyim ama bu farklı valla) küçücük işleri halletmek için dağlar kadar yol katetmek zorunda mıyım ben neden ya?? her şey çok uzak keşke her şey biribirine yakın olsa . 5 dakkada beşiktaş hesabı (blogumda beşiktaşa yer verdiğime inanamıyorum fenerliyim aslında hıhı evet FENERLİYİM!).
- bu bloga madde madde yazma işi feci halde hoşuma gitmeye başladı. baştaki o noktalar beni cezbediyo bi hava katıyor evet.
- kesinlikle yaz okuluna adımı altın harflerle yazdırdım bi de odtünün yaz okulu ortamını görelim bakalım.
- öökünün kedisinin ismi ne ulan? bildiğin gri garfield kızmış ama son anda ortaya çıktı nasıl diye sormaayın uzun hikaye:D
- lisedeyken herkesle ilgili tezahurat yazmamızdan olsa gerek bu aralar herkesle ilgili tezahurat yazıyorum aklımdan sapkın bi özellik kabul ediyorum ama çok zevkli ulen!
- cünomun annesi bana börekler yapmış ona burdaan çok teşekkür ediyorum süperdi oda arkadaşlarım ve tabikii benim sayemde geldiği gün bitti gitti ama sağlık olsun nefisti yüzümde kocaman bi gülümseme bıraktı.cennet ana ların ayakları altındadır sözünü bi kere daha çok doğru olduğunu anladım daha başka nerde olabilir ki zaten..
- bu ara odada yiyecek açısından sorunumuz olmuyo suyumuzda var krediler verildi ya doldu cepler deli gibi harcayası var bizimkilerin ! zaten deliler o ayrı konu=)
- final zamanı malum bu aralar can sıkıcı evet ama ilk finallerim olduğu için de içten içe bi değerliler benim için çaktırmayın;)
- tumbler mı açsam diyorum ama burayı da kapatmak istemiyorum ee ikisine beraber de yazamam kafam karışık anlıycağınız.
- blind melon dan no rain i dinleyin mutlaka sevimli bi şarkı:)
3 Ocak 2011 Pazartesi
yeni yıl dilekler ve istekler..
- öncelikle herkese sağlık ve mutluluk dileyerek klasik bi giriş yapıyım.
- dünya turcusu diye bi meslek üretilsin istiyorum.
- odtü de sınavların cumartesi olmasının bitimesini istiyorum.
- yılbaşılarının 12 den sonra balkabağına dönüşmesmesini istiyorum=)
- metalurji binasının önündeki sevimli köpecikler hiç büyümesin istiyorum.
- bütün arkadaşlarım araba alsın ve beni gezdirsin istiyorum (nolur be hacı=)
- testament tekrar türkiyeye gelsin istiyorum.
- ailemin yanına gittiğimde beni hediyelere boğsunlar istiyorum ve annemin her çeşitten yemeğin olduğu bi sofra kurmasını diliyorum.
- hep küçük kalmak hiç büyümemek istiyorum.
- sorumluluk denen olayın minimuma inmesini diliyorum.!
- öökünün artık bi kedisi olsun istiyorum.
- paintball a gitmek istiyorum herkesi öldürcem nihahaha!!(ben ölmezsem tabi=))
- '92 li olmak kraldır' cümlesini ceydaya dedirtmek istiyorum=p
- dostluklarım hiç bozulmasın hep olmasa da arada bir görmek istiyorum onları bu bana yeter bühühühü..
- 2012 ye girerken seneye görüşürüz esprisi yapanları bi kaşık suda boğmak istiyorum 18 yıldır aynı espri ya olmaz ki ama aaaa!!
Kaydol:
Yorumlar (Atom)
